Merhaba arkadaşlar! Uzun zamandır aralıklı oruç yapanları görüp "Bu iş bana da yarar" diyordum. En popüler model olan 16/8 metodunu denemeye karar verdim. Yani 16 saat açlık, 8 saat yeme penceresi. Plan basitti: Akşam 8'den sonra yemek yok, ertesi gün öğlen 12'de ilk öğün. "Kahvaltı en önemli öğün" lafını bir kenara bırakıp, sabah kahvesiyle idare edecektim. Ama işler pek de planladığım gibi gitmedi!
İlk Denemede Gelen Şok
İlk birkaç gün "harika" diyordum. Sabah hafif hissediyordum. Ama dördüncü gün, saat 11:00 civarı geldiğinde vücudum isyan etti. Elim ayağım titremeye, başım dönmeye başladı. Konsantrasyonum sıfırlandı, ofiste ekrana bakakaldım. İçimden bir ses "Hemen bir şeyler ye!" diye bağırıyordu. O an anladım ki, benim metabolizmam sabah yakıtına alışkınmış ve onu almadan çalışmayı reddediyordu.
Nerede Hata Yaptım? Kendi Tespitlerim
Öğlen yemeğine kadar dayanıp, tabağımı silip süpürdükten sonra biraz düşündüm. Meğer benim hatam, sadece zaman penceresine odaklanıp, ne yediğime hiç dikkat etmemekmiş. Açlık penceresinden sonra ilk öğünümde bol karbonhidratlı, ağır şeyler yiyordum. Bir de üstüne, akşam 8'den önce son öğünü tıka basa yiyince, sindirim sistemim allak bullak oldu. Vücudum sürekli bir enerji krizinde gibiydi.
Çözüm Yolum: Esnek 14/10 ve Akıllı Besinler
Pes etmedim ama kendimi de zorlamak istemedim. Yöntemi kendime uydurdum. Artık 14/10 yapıyorum. Akşam 8'de yemeyi kesiyorum, sabah 10'da ise hafif ama protein ağırlıklı bir kahvaltı (yoğurt, biraz yulaf, belki bir yumurta) yapıyorum. Öğlen ve akşam öğünlerinde de protein, sağlıklı yağlar ve lif dengesine dikkat ediyorum. Su içmeyi de unutmuyorum. Bu şekilde gün ortası çöküşlerim sona erdi ve enerjim daha dengeli.
Sonuç ve Tavsiye DEĞİL, Deneyimim
Her vücut farklı. Instagram'da gördüğümüz her popüler diyet bize uymayabilir. Benim deneyimim, kahvaltıyı tamamen atlamanın benim için işe yaramadığı yönünde. Belki sizin metabolizmanız buna uygundur, bilemem. Ama eğer siz de deneyip benim gibi zorlanıyorsanız, pencereleri biraz esnetmekten ve yiyecek kalitesine odaklanmaktan çekinmeyin derim.
Peki ya siz? Aralıklı oruç deneyiminiz nasıl geçti? Sabah açlıkla baş etmek için sizin özel bir taktiğiniz var mı?
İlk birkaç gün "harika" diyordum. Sabah hafif hissediyordum. Ama dördüncü gün, saat 11:00 civarı geldiğinde vücudum isyan etti. Elim ayağım titremeye, başım dönmeye başladı. Konsantrasyonum sıfırlandı, ofiste ekrana bakakaldım. İçimden bir ses "Hemen bir şeyler ye!" diye bağırıyordu. O an anladım ki, benim metabolizmam sabah yakıtına alışkınmış ve onu almadan çalışmayı reddediyordu.
Öğlen yemeğine kadar dayanıp, tabağımı silip süpürdükten sonra biraz düşündüm. Meğer benim hatam, sadece zaman penceresine odaklanıp, ne yediğime hiç dikkat etmemekmiş. Açlık penceresinden sonra ilk öğünümde bol karbonhidratlı, ağır şeyler yiyordum. Bir de üstüne, akşam 8'den önce son öğünü tıka basa yiyince, sindirim sistemim allak bullak oldu. Vücudum sürekli bir enerji krizinde gibiydi.
Pes etmedim ama kendimi de zorlamak istemedim. Yöntemi kendime uydurdum. Artık 14/10 yapıyorum. Akşam 8'de yemeyi kesiyorum, sabah 10'da ise hafif ama protein ağırlıklı bir kahvaltı (yoğurt, biraz yulaf, belki bir yumurta) yapıyorum. Öğlen ve akşam öğünlerinde de protein, sağlıklı yağlar ve lif dengesine dikkat ediyorum. Su içmeyi de unutmuyorum. Bu şekilde gün ortası çöküşlerim sona erdi ve enerjim daha dengeli.
Her vücut farklı. Instagram'da gördüğümüz her popüler diyet bize uymayabilir. Benim deneyimim, kahvaltıyı tamamen atlamanın benim için işe yaramadığı yönünde. Belki sizin metabolizmanız buna uygundur, bilemem. Ama eğer siz de deneyip benim gibi zorlanıyorsanız, pencereleri biraz esnetmekten ve yiyecek kalitesine odaklanmaktan çekinmeyin derim.
Peki ya siz? Aralıklı oruç deneyiminiz nasıl geçti? Sabah açlıkla baş etmek için sizin özel bir taktiğiniz var mı?