"Herhangi bir ABD askerlerini göndermiyorum, göndersem size söylemezdim ama göndermiyorum." şeklinde konuşan Trump, bu konudaki tutumunu açıkça ortaya koydu. İsrail'in İran'daki petrol tesislerini hedef alması konusundaki bir soru üzerine ise, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü belirtti.
Trump, Netanyahu'ya "Ona bunu yapma dedim. O da yapmayacak." açıklamasını yaptı. İki ülkenin bağımsız ancak koordineli çalıştığını vurgulayan ABD Başkanı, bazen Netanyahu'nun yaptığı hareketlerden hoşlanmadığında bunu kendisine ilettiğini ve bu şekilde davranışın değiştiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın savunulması konusunda NATO ülkelerinden destek gelmemesine tepki gösteren Trump, bu durumdan hayal kırıklığı duyduğunu tekrarladı. NATO'nun aksine Japonya'nın kendilerine İran konusunda yardımcı olacağını düşündüğünü kaydetti.
Trump, "NATO’ya gelince, Hürmüz Boğazı’nı savunmamıza yardım etmek istemiyorlar, oysa buna en çok ihtiyaç duyanlar onlar." değerlendirmesini yaptı. İran'a ait Hark Adası'nı istedikleri takdirde kısa sürede ele geçirebileceklerini, ancak altyapıya zarar vermek istemedikleri için bunu yapmadıklarını savundu.
İran'ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı yönündeki iddiasını yineleyen Trump, geçici askeri müdahaleyi zorunlu gördüklerini söyledi. "İran tüm Orta Doğu için bir tehditti ve bunu herkes biliyordu." diyen Trump, bu müdahaleye başlamaktan hoşlanmadığını ancak yapmak zorunda olduklarını belirtti.
ABD Başkanı, "İsterseniz bu işi iki saniyede bitirebilirsiniz. Ama biz çok sağduyulu davranıyoruz." yorumunu yaparak, güç kullanımında ihtiyatlı olduklarının altını çizdi. Bir muhabirin, Pentagon'un 200 milyar dolar ilave bütçe talebine ilişkin sorusunu yanıtlarken, bu bütçenin sadece İran'la sınırlı olmadığını vurguladı.
ABD ordusunun çalkantılı bir dünyada güçlü olması gerektiğini ifade eden Trump, bu kaynağın İran durumunun ötesinde birçok nedenden istendiğini söyledi. Görüşmede bulunan Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ise, ülkesinin ABD'nin İran politikasını desteklediğini açıkladı.
Takaiçi, "İran’ın nükleer silah edinmesine asla izin verilmemeli." ifadesini kullandı. İran'ın Körfez ülkelerine düzenlediği saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini kınadıklarını belirterek, ciddi bir güvenlik krizi ile karşı karşıya olunduğunu kaydetti.
Japonya Başbakanı, küresel ekonominin bu gelişmelerden darbe almak üzere olduğunu, ancak dünya barışını sağlayabilecek tek kişinin Başkan Trump olduğuna inandığını söyledi. Bu hedef için uluslararası ortaklarla çalışmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Basın toplantısında bir Japon muhabirin, İran saldırıları konusunda müttefiklere neden haber verilmediği sorusuna Trump, esprili bir yanıt verdi. "Bunun sürpriz olmasını istedik, sürpriz konusunda Japonya'dan daha çok bilen kim var? Siz neden Pearl Harbor hakkında bir şey demediniz?" şeklinde konuştu.
Trump'ın bu beklenmedik Pearl Harbor göndermesi üzerine, ABD heyetinden kahkahalar yükselirken, Japon heyetinin şaşkın ve tedirgin ifadeleri kameralara yansıdı. Bu an, görüşmenin en çok konuşulan anlarından biri oldu.
Sizce Trump'ın müttefiklere haber vermeme gerekçesi olarak Pearl Harbor saldırısını hatırlatması diplomatik açıdan uygun bir davranış oldu mu?
Trump, Netanyahu'ya "Ona bunu yapma dedim. O da yapmayacak." açıklamasını yaptı. İki ülkenin bağımsız ancak koordineli çalıştığını vurgulayan ABD Başkanı, bazen Netanyahu'nun yaptığı hareketlerden hoşlanmadığında bunu kendisine ilettiğini ve bu şekilde davranışın değiştiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın savunulması konusunda NATO ülkelerinden destek gelmemesine tepki gösteren Trump, bu durumdan hayal kırıklığı duyduğunu tekrarladı. NATO'nun aksine Japonya'nın kendilerine İran konusunda yardımcı olacağını düşündüğünü kaydetti.
Trump, "NATO’ya gelince, Hürmüz Boğazı’nı savunmamıza yardım etmek istemiyorlar, oysa buna en çok ihtiyaç duyanlar onlar." değerlendirmesini yaptı. İran'a ait Hark Adası'nı istedikleri takdirde kısa sürede ele geçirebileceklerini, ancak altyapıya zarar vermek istemedikleri için bunu yapmadıklarını savundu.
İran'ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı yönündeki iddiasını yineleyen Trump, geçici askeri müdahaleyi zorunlu gördüklerini söyledi. "İran tüm Orta Doğu için bir tehditti ve bunu herkes biliyordu." diyen Trump, bu müdahaleye başlamaktan hoşlanmadığını ancak yapmak zorunda olduklarını belirtti.
ABD Başkanı, "İsterseniz bu işi iki saniyede bitirebilirsiniz. Ama biz çok sağduyulu davranıyoruz." yorumunu yaparak, güç kullanımında ihtiyatlı olduklarının altını çizdi. Bir muhabirin, Pentagon'un 200 milyar dolar ilave bütçe talebine ilişkin sorusunu yanıtlarken, bu bütçenin sadece İran'la sınırlı olmadığını vurguladı.
ABD ordusunun çalkantılı bir dünyada güçlü olması gerektiğini ifade eden Trump, bu kaynağın İran durumunun ötesinde birçok nedenden istendiğini söyledi. Görüşmede bulunan Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ise, ülkesinin ABD'nin İran politikasını desteklediğini açıkladı.
Takaiçi, "İran’ın nükleer silah edinmesine asla izin verilmemeli." ifadesini kullandı. İran'ın Körfez ülkelerine düzenlediği saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini kınadıklarını belirterek, ciddi bir güvenlik krizi ile karşı karşıya olunduğunu kaydetti.
Japonya Başbakanı, küresel ekonominin bu gelişmelerden darbe almak üzere olduğunu, ancak dünya barışını sağlayabilecek tek kişinin Başkan Trump olduğuna inandığını söyledi. Bu hedef için uluslararası ortaklarla çalışmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Basın toplantısında bir Japon muhabirin, İran saldırıları konusunda müttefiklere neden haber verilmediği sorusuna Trump, esprili bir yanıt verdi. "Bunun sürpriz olmasını istedik, sürpriz konusunda Japonya'dan daha çok bilen kim var? Siz neden Pearl Harbor hakkında bir şey demediniz?" şeklinde konuştu.
Trump'ın bu beklenmedik Pearl Harbor göndermesi üzerine, ABD heyetinden kahkahalar yükselirken, Japon heyetinin şaşkın ve tedirgin ifadeleri kameralara yansıdı. Bu an, görüşmenin en çok konuşulan anlarından biri oldu.
Sizce Trump'ın müttefiklere haber vermeme gerekçesi olarak Pearl Harbor saldırısını hatırlatması diplomatik açıdan uygun bir davranış oldu mu?