ABD, Tahran’daki saldırılarla eş zamanlı olarak İran’ın Hürmüzgan eyaletindeki Şecere-i Tayyibe İlkokulu’nu füzelerle hedef aldı. İki kez vurulan okulda 168 öğrenci ve öğretmen dahil 180’i aşkın kişi öldü. ABD Başkanı Donald Trump, okulun İran tarafından “yanlışlıkla” vurulduğunu iddia etse de Amerikan basını, saldırıyı ABD’nin Tomahawk füzeleriyle gerçekleştirdiğini yazdı. Saldırılardan saatler sonra İran, misilleme olarak İsrail’e ve ABD’nin bölgedeki üslerine yönelik saldırı dalgası başlattı. Balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa çevresindeki hedefler vuruldu. İranlı kaynaklar, askeri ve stratejik üslerin de hedef alındığını açıkladı. İran, aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Bahreyn ve Irak’ın kuzeyindeki ABD’ye ait askeri noktaları hedef aldı. Bu hamle, çatışmanın hızla bölgesel bir savaşa dönüştüğünün işareti oldu. Amerikan basını, İran saldırılarında en az 12 erken uyarı radarı ile çok sayıda askeri altyapının imha olduğunu duyurdu. The New York Times gazetesi, 27 Mart’taki haberde, Amerikan askerlerinin hasarlı üsleri terk ederek otellere taşındığını yazdı. İran, bu otelleri de SİHA ve füzelerle vurdu. Irak’taki İran destekli gruplar da ABD güçlerine saldırılar başlattı. İran, küresel petrol ticaretinin %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı ABD-İsrail ve destekçilerine kapattı. İran donanması, boğazdaki petrol tankerlerini vurdu. Bu durum, Brent petrol fiyatlarının savaş öncesi 70 dolar seviyesinden 112 dolara yükselmesine neden oldu. 1 Mart’ta ABD Hava Kuvvetleri’ne ait üç F-15 savaş uçağı Kuveyt’te “yanlışlıkla” düşürüldü. 4 Mart’ta ise İran’a ait IRIS Dena fırkateyni, Hint Okyanusu’nda ABD güçlerince torpido ile vuruldu. İran, gemide 104 denizcinin öldüğünü açıkladı. 6 Mart’ta ABD-İsrail, İran’ın enerji altyapısına yöneldi; Tahran’daki petrol depoları hedef alındı. İran da misilleme olarak İsrail’in Hayfa’daki rafinerisini ve Körfez ülkelerindeki enerji tesislerini vurdu. Trump, bu saldırıların kendilerinden kaynaklanmadığını iddia etti. Trump, Hürmüz Boğazı’nı açmak için uluslararası bir deniz gücü oluşturma çağrısı yaptı ancak Avrupa ülkeleri ve bölgesel müttefikler temkinli davrandı. İran’da, Ali Hamaney’in ölümünün ardından 8 Mart’ta oğlu Mücteba Hamaney lider seçildi. Yeni lider, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağı mesajını verdi. 12 Mart’ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak’ın batısında bir yakıt ikmal uçağının düştüğünü duyurdu. Trump, 14 Mart’ta Hark Adası’na saldırı düzenlendiğini ancak petrol alanlarının vurulmadığını açıkladı. Savaşın dönüm noktalarından biri, İsrail’in İran’ın Güney Pars gaz sahası ve Aseluye rafinerisini hedef alması oldu. İran da misillemelerini artırdı. 17 Mart’ta ABD-İsrail, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi öldürdü. Aynı gün Besic Teşkilatı Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin de öldürüldüğü açıklandı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 19 Mart’ta petrol fiyatlarını düşürmek için “denizde bulunan” İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırdı. Aynı gün İran, bir ABD F-35’ini ve bir İsrail F-16’sını düşürdüğünü iddia etti. İsrail hasarı kabul etmedi. İran, saldırılarını genişleterek Katar’daki Ras Laffan LNG tesislerine, Bahreyn’deki Sitra rafinerisine zarar verdi. 19 Mart’ta İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib’in de saldırıda öldüğü açıklandı. ABD Başkanı Trump, 22 Mart’ta İran’a Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açması için ültimatom verdi, aksi halde elektrik şebekesini vuracağını söyledi. İran ordusu, bölgedeki tüm elektrik tesislerini vuracakları tehdidiyle karşılık verdi. Trump, ültimatom süresini 5 gün uzattığını ve İran ile görüşmeler yaptıklarını iddia etti. İran bu iddiayı yalanladı ve ABD’nin ateşkes çağrılarını üçüncü ülkeler aracılığıyla ilettiğini açıkladı. İran Silahlı Kuvvetleri, bir ABD F-15’ini düşürdüğünü iddia etti; ABD iddiayı yalanladı. Amerikan medyası, Pentagon’un 82. Hava İndirme Tümeni dahil binlerce askeri bölgeye göndermeye hazırlandığını yazdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 25 Mart’ta ABD-İsrail’in bir İran adasını işgal planı olduğuna dair istihbarat aldıklarını duyurdu ve ağır misilleme uyarısı yaptı. İran, aynı gün bir ABD F-18’ini düşürdüğünü iddia etti; ABD bunu da yalanladı. 27. günde, diplomatik çabalar yoğunlaştı. Pakistan, arabuluculuk yapacağını açıkladı. ABD, Pakistan üzerinden İran’a 15 maddelik bir teklif iletti. Teklifte füze kapasitesinin sınırlandırılması ve uranyum zenginleştirmenin durdurulması talepleri vardı. İran bunları reddetti; savaş tazminatı ve yaptırımların kaldırılmasını şart koştu. ABD-İsrail, 27-28 Mart’ta İran’ın su kaynakları, fabrikalar ve Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi gibi hedeflerini vurdu. Sosyal medya kaynakları, İran’ın Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıda bir Boeing E-3 Sentry AWACS uçağının ağır hasar aldığını bildirdi. Associated Press, saldırıda 15 Amerikan askerinin yaralandığını duyurdu. Yemen’deki Husiler, 28 Mart’ta savaşa dahil olarak İsrail’e füze attıklarını açıkladı. İsrail, füzelerin engellendiğini iddia etti. Bir aylık sürede, İran Sağlık Bakanlığı’na göre 1937 kişi (260’ı çocuk, 240’ı kadın) öldü, 24 bin 800 kişi yaralandı. İran Kızılayı, 92 bin 662 sivil birim, 600 okul ve 290 sağlık merkezinin hasar gördüğünü bildirdi. Tahran’daki Gülistan Sarayı gibi tarihi eserler de zarar gördü. İsrail’e göre, İran saldırılarında 19 kişi öldü, 5 bin 492 kişi yaralandı. ABD, üslerine yönelik saldırılarda 13 askerinin öldüğünü, yaralı sayısının 300’ü geçtiğini açıkladı. Irak’ta 96 kişi, diğer Körfez ülkelerinde de çeşitli sayılarda sivil hayatını kaybetti. İsrail’in Lübnan saldırılarında ise 1180’den fazla kişi öldü. Bu çok boyutlu krizin önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izleyeceğini düşünüyorsunuz? |
|