Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik geniş çaplı hava harekâtıyla başlayan savaş, bugün üçüncü haftasını dolduruyor. Liderlik kadrosun...

Orta Doğu’yu karıştıran savaşın nereye evrileceğine dair belirsizlik ABD ve İsrail’in bazı noktalarda görüş ayrılığı yaşadığına dair haberlerin gölgesinde derinleşiyor. Bu belirsizlikte ise savaşın akıbetine dair ön plana çıkan üç soru var.

İsrail ve ABD’nin savaşın ilk günlerinden itibaren sürdürdüğü lider kadroyu hedef alan suikast çizgisi, uzmanlara göre İran’da beklenen kırılmayı yaratmak yerine rejimi daha da sertleştirmiş olabilir. İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House’tan Sanam Vakil, bu tür saldırıların rejimi yıkmak yerine içeriden yeni kadrolar üreterek ayakta tutabileceğine işaret ederken, “Bu yaklaşım daha çok direnci büyütür” değerlendirmesini yapıyor.

Washington merkezli düşünce kuruluşu CSIS’ten Jon B. Alterman, İran içinde rejimi dizginleyecek etkinliğe sahip kimsenin kalmamasının daha büyük bir risk yarattığını kaydederken, ABD’deki Dartmouth Üniversitesi’nden Orta Doğu araştırmacısı Steven Simon ise en olası senaryonun çöküş değil, “yaralı, intikamcı ve yönetilemez” bir İran olduğunu vurguluyor. İsrail basınında çıkan ve Devrim Muhafızları’nın kritik figürlere düzenlenen suikastlar sonrası siyasi isimleri pasifleştirdiği haberleri de bu bağlamda dikkati çekiyor.

Financial Times (FT)’ın haberine göre ABD Başkanı Donald Trump savaşın kendi kararıyla biteceğini söylese de bu yalnızca Washington’a bağlı olmayabilir. İran yönetimi savaşı kısa vadede bitirmek yerine kendi şartlarını dayatmaya çalışıyor. FT’ye konuşan Batılı bir yetkili, “Herkes Trump’ın dalgalanmalarına odaklanıyor ama kendi ajandası olan büyük bir ülkeyi gözden kaçırıyor” derken, çatışmanın esas meselesinin rejimin varlık nedeni olan hayatta kalma ve direnme olduğunu söyledi.

FT’ye göre İran’ın savaşı sonlandırmak için iki şartı var. ABD ve İsrail’in gelecekte yeniden saldırmayacağına dair garanti ile yaptırımların kaldırılması. Uzmanlar bu iki unsur sağlanmadan İran’ın durmayacağını vurgularken, İran’ın ABD çekilse bile İsrail’e saldırıları sürdürebileceği, hatta Hürmüz Boğazı’nı kısmen silah haline getirerek bazı gemilerin geçişine izin verip bazılarını engelleme yoluna gidebileceği belirtiliyor.

Reuters’ın özel haberine göre Trump yönetimi Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişini güvence altına almak için İran kıyılarına kara unsurları konuşlandırmak ve İran’ın Hark Adası’ndaki petrol altyapısına yönelik bir operasyon yapmayı değerlendiriyor. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi ise bu ihtimalin bölgeye sevki devam eden 2200 kişilik 31’inci Deniz Piyadeleri Birliği ile uygulanabileceğini yazdı.

WSJ’ye göre bu birlik Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için İran’ın stratejik adalarını ele geçirebilir. Özellikle İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ının geçtiği Hark adası’nın bir pazarlık kozu olarak Washington tarafından ele geçirilebileceği belirtiliyor. WSJ’ye konuşan ABD’li kaynaklara göre bir kara harekâtı düzenlense bile bu İran ana karasına uzanmadan; Hark, Keşm, Kiş ve Hürmüz adaları çevresinde sınırlı olacak.

Sizce İran ile ABD-İsrail arasındaki bu gerilimde en olası sonuç ne olur?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri