Ülkedeki toplam doğum sayısı da bir önceki yıla kıyasla yüzde 1 azalarak, yaklaşık 3,6 milyon seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler, nüfus artış hızındaki yavaşlamanın devam ettiğini gösteriyor. Açıklanan istatistikler, 30 yaşındaki kadınların yaklaşık yarısının çocuk sahibi olmadığını ortaya koydu. Bu oranın, 1970’li yıllarda sadece yüzde 18 seviyesinde olduğu belirtildi. Amerikan New York Times (NYT) gazetesinin haberinde, doğurganlıktaki düşüş eğiliminin 2007 yılından bu yana kesintisiz olarak sürdüğü bilgisi paylaşıldı. Bu uzun vadeli düşüş, demografik bir dönüşümün işareti olarak yorumlanıyor. Haberde, doğurganlık oranındaki ilk düşüşlerin küresel ekonomik kriz ile ilişkilendirildiği, ancak sürecin halen çok sayıda sosyal ve ekonomik faktörün etkisiyle devam ettiği vurgulandı. NYT’ye konuşan uzmanlar, düşük doğurganlık oranlarının sürmesi durumunda, nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak ekonomik büyüme ve sosyal sistemler üzerinde ciddi baskılar oluşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Sizce, doğurganlık oranlarındaki bu yapısal düşüşü tersine çevirmek için en etkili politikalar neler olabilir? |
|