Carlson, 1967 yılında gerçekleşen USS Liberty saldırısını hatırlatarak, İsrail'in Amerikalıları öldürmüş bir ülke olduğunu ileri sürdü. Ayrıca, İsrail'in ABD'yi sürekli olarak yeni savaşlara ittiğini savundu.
Gazeteci, "Onları silahlandırmaya, onların cömert sosyal refah devletini veya ordularını finanse etmeye, uluslarını savunmaya devam etmek sadece Amerikan çıkarlarına aykırı değil, bu düpedüz mazoşizmdir" ifadelerini kullandı.
Carlson, "Onlara, diğer her ülkeye nasıl davranıyorsak öyle davranmalıyız. Kısıtlamaları, çekinceleri ve kırmızı çizgileri olan bir müttefik olarak. 'Hayır, bizim çıkarlarımıza aykırı hareket edemezsiniz' demeliyiz" dedi.
Konuşmasının devamında, hatanın nihayetinde bu duruma boyun eğen ABD liderlerinde olduğunu vurguladı. Carlson, "Birinci derecede suçlu onlardır. Bu, İsraillilerin hatası değil, bizim hatamızdır ancak onlar da bu işin içindedir" şeklinde konuştu.
Analizinin en çarpıcı bölümlerinden biri ise nükleer uyarı oldu. Carlson, "İş, İsrail'in İran'a yönelik nükleer saldırısına doğru gidiyor. Bu çok açık" iddiasında bulundu.
Beyaz Saray'daki bazı isimlerin bu felaketi durdurmak için geç saatlere kadar çalıştığını öne süren Carlson, "Tekrar soruyorum; neden böyle?" diye sordu.
"Bu iş bittiğinde, hatta bitmeden önce, her Amerikalının şunu bilmeye hakkı var: neden bu küçücük ülke bizim hükümetimiz üzerinde bu kadar çok kontrole sahip?" ifadelerini kullandı.
Videonun dikkat çeken bir diğer bölümü ise istifa eden Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent hakkındaydı. Carlson, yetkililerin Kent'in bir 'bilgi sızdırıcı' olduğu yönündeki iddialarının bir yalan olduğunu söyledi.
"Bu bir yalandı. Yalan olduğunu itiraf da ettiler. FBI tarafından soruşturulmuyordu. Doğru değildi" diyen Carlson, Kent'in binayı terk ettiği güne kadar güvenlik yetkisini elinde tuttuğunu belirterek iddiaları yalanladı.
Sizce ABD-İsrail ilişkilerinde Tucker Carlson'ın eleştirileri haklı bir temele dayanıyor mu?