Söz konusu yetkili, operasyonların hava savunma sistemleri, füze sahaları ve ilgili tesisleri zayıflatmayı amaçlayan "yeniden vurma" saldırıları olduğunu iddia etti. Bu açıklama, saldırıların doğrudan enerji tesislerini hedef almadığı yönündeki iddiaları destekler nitelikte. İran’ın Basra Körfezi’ndeki ana petrol ihracat terminali olan Hark Adası, ülkenin ham petrol sevkiyatının büyük bölümünü karşılamaya devam ediyor. ABD güçlerinin son saldırılarda adadaki petrol işleme ve ihracat tesislerini hedef almadığı, yalnızca askeri noktalara odaklandığı iddia ediliyor. Hark Adası ve Basra Körfezi’ndeki gelişmeler, küresel petrol arzına olası etkileri nedeniyle enerji piyasaları tarafından yakından izleniyor. Bölgedeki herhangi bir istikrarsızlık, petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden olabilecek potansiyele sahip. ABD Başkanı Donald Trump, 5 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran yönetimine ağır hakaretlerde bulunmuştu. Trump, İran'ın 48 saat içinde "anlaşma" yapmaması halinde 7 Nisan'da ülkenin enerji santrallerini ve köprülerini vuracağını öne sürmüş ve Tahran'a Hürmüz Boğazı'nı açması çağrısında bulunmuştu. Söz konusu süreyi daha sonra 8 Nisan'a kadar uzattığını duyuran Trump, dünkü açıklamasında ise anlaşma sağlanmaması halinde, "İran'ı tek bir gecede yok edilebileceklerini" iddia etmişti. Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimin diplomatik kanallar yerine tehditlerle yönetildiği izlenimini güçlendirdi. Sizce bu tür askeri hamleler ve tehditler bölgesel gerilimi azaltır mı yoksa daha da tırmandırır mı? |
|