Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍ABD'nin yürüttüğü uluslararası müzakerelerde yer alan isimler ve bu isimlerin temsil ettiği siyasi çizgiler, hem Amerikan iç kamuoyunda hem d...

ABD'nin kritik müzakere süreçlerinde yer alan isimlere işaret eden Ali, İsrail tezlerini masada ciddi bir şekilde destekleyen bir grubun varlığına dikkat çekti. Ali, hem Ukrayna-Rusya görüşmelerinde, özellikle Ukrayna'daki müzakereleri Steve Witkoff'la Jared Kushner'in yürüttüğünü belirtti.

Ali, bu durumun Amerikan kamuoyunda, özellikle MAGA'cılar, siyonist lobi ve antisiyonist lobi grupları arasında ciddi bir eleştiri sebebi olduğunu ifade etti. Müzakere yöntemlerine yönelik eleştirilere de değinen Ali, Witkoff'un Kremlin'in resmî tercümanlarını kullandığına dair iddialar olduğunu söyledi.

Normalde bu tür görüşmelerde Amerika'dan tercüman heyetinin gitmesi gerekirken, Witkoff'un bunu tercih etmeyip Kremlin'den tercümanların desteğiyle hareket etmesinin, görüşmelerde farklı bir bilgi akışına sebep olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ali, her iki ismin de geleneksel diplomat veya müzakereci değil, iş adamı ve emlakçı olduğunu, Orta Doğu'da çok büyük yatırımları bulunduğunu vurguladı.

Bu durumun çıkar ilişkileri boyutuna da dikkat çeken Ali, Orta Doğu ve Körfez ülkeleriyle şahsi çıkar ilişkilerinin söz konusu olduğunu belirtti. Ali, burada bir nüfuz ve etkileme durumunun da var olduğunu, Kushner'in çok büyük bir yatırım şirketi bulunduğunu aktardı.

Suudiler, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katarlılarla çok ciddi, devasa para transferlerinin söz konusu olduğunu ve İsrail'le de çok yakın ilişkileri bulunduğunu sözlerine ekledi. Söz konusu isimlerin Trump'a yakınlığına dikkat çeken Ali, geçmiş politikaları hatırlatarak değerlendirmelerde bulundu.

Ali, bu iki ismin Trump'ın en yakın temsilcileri olduğunu ve bütün kritik görüşmelerde yer aldıklarını ifade etti. Daha önce 'Yüzyılın Planı' olarak lanse edilen, Kushner'in Filistin-İsrail meselesiyle ilgili hazırladığı planı da Trump'ın ilk döneminde gördüklerini belirtti.

Ali, bu durumun, bu isimlerin İsrail'in tezlerini temsil ettiklerini ve İsrail'in çıkarlarına güçlü bir şekilde vurgu yaptıklarını gösterdiğini söyledi. ABD iç siyasetinde farklı bir damar olarak öne çıkan JD Vance'in pozisyonuna da değinen Ali, Vance'in temsil ettiği profili açıkladı.

Ali, MAGA'cılar içerisinde bu grubun tezinin 'America First' olduğunu, yani Amerikan vatandaşlarının vergileriyle İsrail'in savaş politikalarının finanse edilmesini istemediklerini aktardı. İsrail'i korumak istediklerini, ancak İsrail'in saldırganlığının Amerika'nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini riske attığını düşündüklerini belirtti.

Bu grubun, Amerika'nın çıkarları aleyhine neden bu politikaları finanse ettiklerini sorguladığını ifade etti. Bu tartışmanın ABD kamuoyunda giderek büyüdüğünü vurgulayan Ali, bunun şu an en önemli tartışmalardan biri olduğunu söyledi.

MAGA'cıların, özellikle Tucker Carlson gibi isimlerin her gün bu konuyu işlediklerini belirtti. Onların, Trump'ın kendilerine 'America First' vaadiyle seçildiğini, ancak şu an 'First Israel' gibi bir tablo olduğunu söylediklerini aktardı.

İsrail'in savaş politikalarını neden Amerikalıların finanse ettiği sorusunun çok ciddi bir tartışma konusu olduğunu vurguladı. Ali, İsrail politikalarının geleceğinin bu iç tartışmanın sonucuna bağlı olduğunu belirterek görüşlerini açıkladı.

Ali, İsrail saldırganlığını durdurabilecek tek şeyin, bu tartışmadan Amerikalıların siyonist lobiyi etkisizleştirerek galip çıkmasına bağlı olduğunu ifade etti. Eğer siyonist lobi Amerikan siyasetinde geriletilebilir ve etkisi zayıflatılabilirse, Orta Doğu'daki süreçlerden olumlu bir şey bekleme şansları olduğunu söyledi.

Aksi takdirde yayılmacılık, işgal ve maksimalist politikaların devam edeceğini belirtti. Müzakere sürecine dair umut kapısının tamamen kapanmadığını da ifade eden Ali, JD Vance'in rolüne dikkat çekti.

Ali, onun için JD Vance'in bu müzakere heyetinde olmasının önemli olduğunu, umudun hâlâ var olduğunu ve tekrar masaya dönülebileceğini ifade etti. Her iki taraf için de bu savaşın, özellikle Amerika ve İran için sürdürülebilir bir çatışma olmadığını da belirterek sözlerini tamamladı.

Sizce ABD'nin İsrail'e yönelik finansal ve diplomatik desteğinde "America First" söylemi gerçek bir politika değişikliğine yol açabilir mi?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri