| Ziyaretin ardından Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Bakan Tunç, Vali Zorluoğlu'ndan kentte yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, Diyarbakır'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bugün Diyarbakır'a bir bakan olarak ilk ziyaretini yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Tunç, eşinin de bu coğrafyanın bir insanı olduğunu ve bölge kültürünü evlerine taşıdığını ifade etti. "Bölgemizde, aramızda sadece bir hizmet ilişkisi değil aynı zamanda güçlü bir gönül ve aile bağı da bulunmaktadır." diyen Adalet Bakanı, ziyaretinin amacının sadece bir nezaket ziyareti olmadığını vurguladı. Demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve huzurunun sağlanması konusundaki kararlı duruşunu paylaşmak için de burada olduklarını kaydetti. Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıktığını belirten Tunç, bugün yaşananların sınırların ötesinde, insanlığın tam kalbinde hissedildiğini söyledi. Masum sivillerin hedef alındığı, çocukların ve kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıya olduklarını anlattı. Bu tabloyu açıkça ifade etmek gerekirse bunun bir savaş değil bir zulüm olduğunu dile getiren Bakan Tunç, dünyanın adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene sürüklendiğini savundu. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabının kendi dinlerinden, akraba topluluklarından ve kader birliği yaptıkları coğrafyadan insanlar olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da her seferinde vurguladığı gibi, bu coğrafyada akan her kan damlasının kendilerinden düştüğünü sözlerine ekledi. Küresel sistemin, güçlünün haklı sayıldığı, zayıfın ise ezildiği bir yapıya dönüştüğünü, buna razı olmadıklarını ve hiçbir zaman olmayacaklarını vurguladı. Çünkü adaletin gücün değil hakkın yanında olduğunu bildiklerini söyleyen Tunç, yaşanan zulüm ve istikrarsızlığın sadece savaş bölgeleriyle sınırlı kalmadığını belirtti. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşıdığını, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarstığını kaydetti. Ancak Türkiye'nin tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülke olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkenin devlet aklıyla, sınırlar içindeki huzur ve güvenliği korumaya devam edeceklerini ifade etti. Coğrafyaya çöken karanlığın, ülkeden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edeceğine inandığını söyledi. Cumhur İttifakı'nın duruşunun ülke ve bölge için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini dile getiren Tunç, Devlet Bahçeli'ye sürece katkılarından dolayı şükranlarını sundu. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolunun birliktelikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçtiğini vurguladı. "Biz birlikte güçlüyüz." diyen Bakan Yılmaz Tunç, "Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup, güçlü Türkiye davamıza hizmet eden Terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız." açıklamasını yaptı. Her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ettiklerini belirterek, ülkenin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi için çalışacaklarını kaydetti. TBMM'nin ortaya koyduğu irade doğrultusunda reform süreçlerini hızlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduklarını ifade etti. Adalet Bakanı olarak, her vatandaşın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarındaki en temel sorumluluklardan biri olduğunun bilincinde olduğunu söyledi. Bu doğrultuda adalete erişimin korunması ve güçlendirilmesi yönünde iradeyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Bu iradenin yalnızca bugünün değil yarının da temini olduğunu kaydeden Tunç, hükümetin adalet sisteminin en ileri şekilde işlemesi için gece gündüz çalıştığını vurguladı. Hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılıklarını tavizsiz biçimde ortaya koyduklarını ifade etti. Geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarının kıymetli çalışmalarının devamını sağlama kararlılığında olduklarını söyledi. Bu minvalde, büyüyen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır'ın adalet altyapısını daha da güçlendirmek için kentte bulunduklarını bildirdi. Hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlara sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla burada olduklarını belirtti. Diyarbakır'ın bölge açısından taşıdığı stratejik önemin farkında olduklarına işaret ederek, Bakanlığın sahadaki uygulamalarını yakından izleyeceklerini kaydetti. TBMM'de yürütülen çalışmaların somut sonuçlarını gördüklerini dile getiren Tunç, yapılan kanuni düzenlemelerin milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemlediklerini anlattı. Bakanlık olarak, adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, etkin ve erişilebilir kılan düzenlemeler için büyük heyecan içerisinde olduklarını vurguladı. Vatandaşların beklentisini bildiklerini, ihtiyaçlarını gördüklerini belirterek, gereğini yapmak için ellerinden geldiğince çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda 12. yargı paketinin kısa sürede Meclis'e sunulacağını hatırlattı. Adalet Bakanı olarak, milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam edeceklerini, çünkü coğrafyaya kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolunun birbirine sıkı sıkıya bağlanmak olduğunu söyledi. Milli birlik ve kardeşlik temelindeki Terörsüz Türkiye vizyonunun, bu ruhun en güçlü tezahürü olduğunu kaydetti. "Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız." diye konuştu. Milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye'nin, terör ve fitneye asla yer vermeyeceğini belirtti. Bu anlayışla devletin tüm kurumlarıyla, milletle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı. Bu topraklarda binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısı olduğunu ifade etti. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir gücün kendilerini yollarından ayıramayacağını söyleyen Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal huzuru esas alan çalışmaları inançla sürdüreceklerini kaydetti. "Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şartta vatandaşının yanındadır, adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir." dedi. "Bugün sizlerden ayrılsak da gönlümüz Diyarbakır'da kalacak. Ancak bağlarımızı daha da güçlendirecek ve sizlerle de sık sık bir araya geleceğiz." ifadelerini kullandı. Ziyarette, Adalet Bakan yardımcıları Sedat Ayyıldız ve Abdullah Aydoğdu ile AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu ve Mehmet Sait Yaz da hazır bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, AK Parti İl Başkanı Ömer İler ve MHP İl Başkanı Miktat Arslan da ziyarete katılan isimler arasındaydı. Sizce toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirmek için en önemli adımlar neler olmalı? |
|