Söz konusu iddialar, Yıldız'ın 23 Mart tarihli yazısında yer aldı. Yıldız, yazısında, kılıçlı yemin töreni sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu'nun avukatı Namık Öztürk'e dayanarak, Rektör Afyoncu'nun törenle ilgili fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiğini öne sürmüştü.
Erhan Afyoncu, yaptığı açıklamada, "Müyesser Yıldız’ın, Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır" ifadelerini kullandı. Afyoncu, "Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" diyerek kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Açıklamasının devamında, "Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir" diyen Afyoncu, konuyla ilgili yasal haklarını kullanacağını duyurdu. Afyoncu, "Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi.
Öte yandan, Milli Savunma Üniversitesi'nin Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları için yaptığı başvuru açıklaması da dikkat çekti. Üniversiteden yapılan paylaşımda, başvuruların ilk dört saatinde 11 bin 566 kişinin müracaat ettiği bilgisi verildi.
Paylaşımda, "Yüreği al bayrağın aşkıyla atan tüm gençlerimizi, Türk ordusunda geleceğin komutanı olma fırsatı için Milli Savunma Üniversitesi'ne bekliyoruz" ifadelerine yer verildi.
Sizce bu tür iddiaların kamuoyu önünde hızlıca yalanlanması, kurum itibarının korunmasında ne kadar etkili oluyor?