| Şükran Aydemir'in 10 Nisan tarihinde yapılacak olan duruşmaya herhangi bir avukat olmadan katılacağı ve süreci vekilsiz sürdüreceği belirtildi. Görevine son verilen Avukat Erdoğan Tunç, davanın geçmişine ve azil kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yargılama sürecinin etkin ilerlemesi için baştan itibaren yoğun çaba sarf ettiğini aktaran Tunç, dosyaya sunduğu deliller neticesinde Yargıtay'ın bozma kararı verdiğini hatırlattı. Tunç, bozma kararının ardından yeni bir soruşturma başlatıldığını ve bu sayede dosyaya birçok yeni delil eklendiğini bildirdi. Dosyaya giren yeni deliller doğrultusunda, 16 Ocak 2026 tarihinde görülen duruşmada mahkeme sanık Yusuf Aydemir hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme, bu kararı "öldürme" suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunması ve kaçma ihtimali gerekçelerine dayandırdı. Yusuf Aydemir'in tutuklandığı 16 Ocak'taki celsenin ardından dava 10 Nisan'a ertelendi. Avukat Tunç, davada ilerlemeler kaydedildiği bir dönemde görevden alınmasının arkasında baskıların yattığını öne sürdü. Tunç'un konuya ilişkin yaptığı açıklama şu şekilde: "Mavi gözleriyle bütün toplumun hafızasında yer edinen Leyla Aydemir'in cinayet davasını yıllarca takip ettim. Anne Şükran Aydemir'in bana verdiği özel vekâletnameye dayanarak yargı sürecinin eksiksiz ve etkin bir şekilde işlemesi için azami düzeyde çaba gösterdim." "Bu davanın faili meçhul bir cinayet olarak kalmasını önlemek için büyük zorluklarla elde ettiğim delilleri dosyaya sundum. Dosyaya sunduğum deliller sayesinde Yargıtay tarafından dosyada bozma kararı verildi. Bozma kararının ardından dava yeniden görülmeye başladı." "Bununla da yetinmeyip, sanıkların tekrar beraat etmelerini engellemek için yeni bir soruşturmanın açılmasını sağladım. Bu soruşturma sayesinde birçok yeni delil elde edildi. Bütün bunların ardından 16 Ocak 2026 tarihindeki duruşmada sanıklardan Yusuf Aydemir'in tutuklanmasına karar verildi ve dava halen devam etmektedir." "Davanın ilerleme kaydetmesinden rahatsızlık duyan aile, akraba ve sanık yakınlarının baskısına daha fazla dayanamayan Şükran Aydemir, azilname yoluyla vekâlet ilişkimizi sonlandırmıştır. Yasal mevzuat uyarınca davayı takip etme yetkim kalmamıştır. Kamuoyunun bilgisine arz ederim." Sizce bir davada avukat-müvekkil ilişkisinin bu şekilde sonlanması, adalet arayışını nasıl etkiler? |
|