| Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tensipleriyle Merkez Yürütme Kurulu (MYK)'nda bir değişiklik yapıldığını duyurdu. Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer'in yerine, MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan'ın getirildiğini bildirdi. MKYK üyeliği devam edecek olan Sevilay Tuncer'e hizmetlerinden dolayı teşekkür eden Çelik, Nilhan Ayan'ı tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. Çelik, İstanbul'da gerçekleşen terör saldırısını tüm boyutlarıyla takip ettiklerini belirterek, İçişleri Bakanlığı'nı ve polisleri tebrik etti. Terörle ve teröristle mücadelenin tavizsiz bir şekilde süreceğini vurguladı. Her terör eyleminin görünen bir tarafının ve arkasında siyasi bir mesajın olduğunu ifade eden Çelik, "Hiçbiri tesadüfen olmuyor. Onun siyasi hedefini, oluşturmaya çalıştığı provokasyonu tüm boyutlarıyla gördüğümüzün bilinmesini isterim." dedi. Adalet Bakanlığı'nın açıklamalarına atıfta bulunan Çelik, adliyelerin ve savcılıkların çok boyutlu bir soruşturma yürüttüğünü, çeşitli illerde operasyonlar yapıldığını aktardı. Saldırının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılacağı konusunda milletin emin olması gerektiğini söyledi. Çelik, dünya gündeminin İran konusu olduğunu belirterek, "İran'ın, ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız, hukuksuz, gayrimeşru ve gayriinsani saldırı, insani açıdan çok vahim sonuçlar doğurdu." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin, tedarik zincirlerinin, enerji ve gıda konularının önemli olduğunu ancak en önemlisinin masum can kayıpları olduğunu vurguladı. Barıştan anladıklarının, daha çok masum kanı dökülmemesi ve insanların mağdur olmaması olduğunu kaydetti. Önemli olan hususun, kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkması olduğunu belirten Çelik, "ABD-İsrail saldırganlığının, 'Bir gecede sizi taş çağına çeviririz' gibi söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır." dedi. "Geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan burada kalıcı bir şekilde barışa ulaşılmasıdır." diyen Çelik, ortaya çıkan insani tablo ve krizlerin, ulusal, bölgesel ve küresel olanın iç içe geçtiğini gösterdiğini söyledi. İsrail'in ilk günden itibaren her türlü barış girişimini sabote ettiğini iddia eden Çelik, İsrail'in halen Suriye'yi taciz etmeyi sürdürdüğüne işaret etti. Herkesin gözü Gazze'deyken, İsrail'in Batı Şeria'yı işgal etmeye dönük adımlar attığını ve yasa dışı yerleşimleri genişletmeye çalıştığını dile getirdi. Çelik, "Hiçbir şekilde İsrail'in barış istemediği ve daha çok kan dökülmesine dönük bir strateji izlediğidir." değerlendirmesinde bulundu. Çelik, İsrail'in Lübnan'a saldırmaya devam ettiğini ve Litani nehrine kadar olan bölgenin siviller tarafından boşaltılması çağrısı yaptığını hatırlattı. Bu bölgenin Lübnan'ın üçte birlik alanına denk geldiğini ve bunun egemenlik hakkının devredilmesi anlamına geldiğini savundu. Söz konusu bölgede yaklaşık 600 bin ila 1 milyon arasında sivilin yer değiştirdiğinin ifade edildiğini aktaran Çelik, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği zulmü Lübnan'da da gerçekleştirmeye çalıştığını öne sürdü. Çelik, "Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca sorduğu soruda gizlidir: 'İsrail'in sınırları neresidir?' İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor." şeklinde konuştu. ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin 'şuralar şuralar İncil'e göre İsrail'in hakkıdır' şeklindeki ifadelerini eleştiren Çelik, bu durumda uluslararası hukuk ve barışın nasıl konuşulacağını sordu. Gelinen noktada Pakistan'daki toplantının son derece önemli olacağına dikkati çeken Çelik, çok kırılgan bir barış ortamı olduğunu söyledi. İran'ın, barış şartlarının ihlal edildiğini belirttiğini, ABD tarafının ise tek taraflı ödev verme yaklaşımı içinde olduğunu iddia etti. Esas sorumluluğun bu savaşı başlatanların üzerinde olduğunu vurgulayan Çelik, "Bir devlete, barışçıl da olsa 'şu programlarından vazgeç', 'egemenlik haklarını devret' gibisinden bir yaklaşım barışı getirmez." dedi. Barışın şu anda çok kırılgan bir halde olduğunu tekrarlayan Çelik, bu kırılganlığın giderilmesi için tüm uluslararası toplumun destek vermesi gerektiğini ifade etti. Sizce bölgede kalıcı barışın sağlanması için atılması gereken en acil adım nedir? |
|