Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Aray...

Ziyareti sırasında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile panel salonlarını gezen Çelik, ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Dünyadaki gündeme dönük panellerin yapıldığı zirvenin çok yerinde bir organizasyon olduğunu kaydetti.

Bir yandan insanlığın, bir yandan da insanlığın hakikati anlama çabasının saldırı altında olduğunu belirten Çelik, bu ikisinin senkronize biçimde ilerlediğini ifade etti. Netanyahu liderliğindeki "soykırımcı şebekenin" katliamlar devam ederken, sosyal medyaya dönük hazırlıklar yaptığını ve TikTok gibi platformlar için içerikler hazırladığını söylediğini aktardı.

Gazze'deki soykırım, İran'a yapılan saldırı ve diğer olaylara bakıldığında, büyük bir propaganda makinesinin insanlığı yanıltmak için bambaşka yöntemler kullandığını gördüklerini vurguladı. Hangi olayın hangi kavramla anılacağının ve hangi analizle yerine konulacağının çok önemli olduğunu söyledi.

Çelik, bütün bu haksız saldırıların ve savaşların arkasındaki güç odaklarının, aynı zamanda iletişim biçimlerine müdahale ettiğini ve propagandayı hakikati örtmek için kullandığını belirtti. Gazetecilerin bölgede zor koşullarda görev yaparken fiziken hedef alındığını ve saldırganlığın onlara karşı da devam ettiğini kaydetti.

Aynı zamanda, bölgeden hakikatin sesini duyurmak isteyenlerin yaptığı haberlerin manipüle edildiği, altüst edilmeye çalışıldığı bir dünya olduğunu ifade etti. Bu yanlış anlatılara ve hakikatin üstünün örtülmesine karşı yeni bir direnme hattı kurmak gerektiğini söyledi.

Filistinlilerin atasından kalmış topraklara el koyanlara "saldırgan, hırsız" denmesi gerektiğini, ancak dünya medyasının bunu "yerleşimci" olarak gördüğünü dile getirdi. Bunun doğru bir şekilde adlandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Netanyahu'nun utanmadan İran'daki sivilleri bombalayan büyük bir terör kampanyası yürüttüğünü, ancak İsrail'de bir olay olduğunda tüm dünyanın gözü önüne çıkıp "sivillerin hedef alınması kabul edilemez" dediğini aktardı. Hiçbir taraftan sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu, ancak bunun Netanyahu'nun söyleyeceği bir söz olmadığını vurguladı.

Çünkü Netanyahu'nun doğrudan sivillerin katliamına ve öldürülmesine imza atmış bir kişilik olduğunu ifade etti. Savaşın fiziki tarafı kadar, hakikati anlatma, saldırganın ve masumun kim olduğunu doğru yere koyma açısından da büyük bir stratejik savaş yürütüldüğünü söyledi.

STRATCOM'un bu dönemde yüz kat daha önemli hale geldiğini dile getiren Çelik, bu savaşı yürütenlerin, insan öldürmeye dönük organizasyonlar içinde oldukları kadar, anlatımın çarpıtılmasına da büyük yatırım yaptıklarını belirtti. Algoritmalarla oynadıklarını ve bunun savaşın bir uzantısı olarak devam ettiğini kaydetti.

Ömer Çelik, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında konuştu. Bölgedeki bütün facianın ve insanlık suçlarının başlama sebebinin, bu iki ülkenin birlikte gerçekleştirdikleri saldırılar olduğunu dile getirdi.

İran'da masum çocukların okullarında öldürüldüğünü ve hastanelerin bombalandığını belirtti. "İran anlaşmaya yanaşmıyor" iddiasının, tıpkı Körfez Savaşı'ndaki iddialar gibi hiçbir temeli olmadığının ortaya çıktığını ifade etti.

Umman ve sonrasında Cenevre'de devam eden müzakerelere katılan herkesin, görüşmelerin aşama aşama ilerlediğini ifade ettiğini kaydetti. ABD açısından bakıldığında, güvenlik aygıtlarının İran'ın bir tehdit oluşturmadığı ve savaşın yanlış olacağı yönünde raporlar sunduğu haberlerinin yalanlanmadığını söyledi.

Her ne olursa olsun, bu saldırının gayriinsani, gayrimeşru, haksız ve uluslararası hukuka aykırı bir saldırı olduğunu vurguladı. Esas meselenin, Amerika ve İsrail'in bu saldırılarının durması olduğuna işaret etti.

Çelik, İsrail tarafının rejim değişikliği talebi de dahil olmak üzere farklı görüşlerin olduğunu belirtti. İsrail'in etraftaki ülkelerle ilgili rejim değişikliği talebinin, uluslararası hukuk açısından gayrimeşru bir talep olduğunu söyledi.

Bir ülkenin rejimini beğenmiyorsunuz diye o ülkeyi bombalamaya başlanırsa, dünyada herkesin birbirine gireceğini ifade etti. İsrail'in güvenliğini ciddiye alanların, "İsrail'in savunma hakkı var" diyerek Netanyahu hükümetini daha çok katliam yapmaya teşvik etmemesi gerektiğini belirtti.

Tam tersine, bugün Netanyahu hükümetinin değişmesi gerektiğini vurguladı. Bugün hem bölge barışını hem de insanların hayatını tehdit eden şeyin, soykırım şebekesi ve onun başındaki Netanyahu olduğunu söyledi.

"İsrail güven içinde yaşasın" diyenlerin, bunun altını doldurmalarının yolunun da Netanyahu hükümetinin iş başından gitmesi olduğunu ifade etti. Bugün gelinen noktada "İran şu şartları yerine getirmeli" gibi açıklamalar yapıldığını duyduklarını, ancak asıl saldırgan tarafın saldırısından vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Bir devlete, onun bütün altyapısını, devlet mimarisini ve insani yaşama koşullarını yok edecek şekilde şart dayatılamayacağını söyledi. Asıl meselenin, tüm bölgeyi içine çekecek ve daha büyük facialar doğuracak olan ABD ve İsrail'in bu haksız saldırısının bir an evvel durması olduğunu vurguladı.

Son olarak Çelik, Pakistan'daki görüşmelerin bu sonuca ulaşılması için iyi bir zemin oluşturmasını umduğunu sözlerine ekledi.

Sizce uluslararası krizlerde doğru bilgiye ulaşmanın önündeki en büyük engel nedir?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri