Analiz sonuçları, bu fiyat artışının, federal hükümet tarafından milyarlarca euroluk sübvansiyon desteğiyle sağlanan düşüş grafiğini tersine çevirdiğini de ortaya koydu. Güncel fiyat seviyeleri, sübvansiyon öncesi dönem olan Ekim 2025 rakamlarıyla eşdeğer bir düzeye ulaşmış durumda. Şubat ayında, yıllık 4 bin kilovatsaat tüketime sahip üç kişilik bir hanenin, 12 ay fiyat garantili en uygun tarifede ödediği ortalama birim bedel 24,2 sent iken, bugün bu rakam 28 sente yükseldi. Bu durum, tüketici maliyetlerinde yüzde 15,7 net bir artışa işaret ediyor. Verivox'un analizine göre, fiyat artışlarının temelinde, mart ayı başından itibaren yükselen doğal gaz fiyatları yatıyor. Almanya'da geçen yıl üretilen elektriğin yalnızca yüzde 17'si doğal gazdan elde edilirken, Avrupa elektrik borsasındaki "Merit Order" (Liyakat Sırası) sistemi nedeniyle gaz santralleri fiyat oluşumunda belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Bu durum, nisan vadeli elektrik kontratlarının yüzde 20'den fazla değer kazanmasına yol açtı. Verivox Enerji Uzmanı Thorsten Storck, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Fiyat artışları, kısa vadeli hesaplamalarla oluşturulan yeni müşteri tekliflerine anında yansıyor. Mevcut sözleşmesi devam eden aboneler henüz bu dalgadan etkilenmese de küresel enerji fiyatlarının bu seviyelerde seyretmesi halinde tüm tüketiciler için fiyat artışı kaçınılmaz hale gelecektir." ifadelerini kullandı. Storck, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın sürmesinin çok daha yüksek fiyat senaryolarını gündeme getirebileceğini belirterek, "Birçok sağlayıcı 12 ay öncesine kadar sözleşme imkanı sunuyor. Mevcut fiyatlar halen görece düşükken uygun bir tarifeye geçmek, tüketicileri gelecekteki zamlardan koruyacaktır." şeklinde tavsiyede bulundu. Sizce, enerji fiyatlarındaki bu dalgalanmalarla başa çıkmak için hükümetler ve tüketiciler ne gibi önlemler almalı? |
|