Eroğlu'nun davasından çıkan bu ret kararı, daha önce yargıdan dönen benzer ihraç dosyalarını yeniden gündeme getirdi. Aynı resmi mezuniyet töreni sonrası kılıç çatarak Subay Andı'nı okuyan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan teğmenlerden Deniz Demirtaş'ın dosyası mahkemeden dönmüştü. Yargının ihraç kararını iptal etmesi üzerine Demirtaş görevine geri dönmüştü. Deniz Demirtaş'ın göreve başlamasının hemen ardından bir başka emsal karar da İstanbul'dan gelmişti. İstanbul 5. İdare Mahkemesi, kamuoyunda 'Atatürk rozeti' tartışması olarak bilinen olay sonrasında ihraç edilen Teğmen Ö.S.'nin dosyasını karara bağlamıştı. Mahkeme, Teğmen Ö.S. hakkındaki ihraç kararını oy birliğiyle iptal ederek genç subayın orduya dönüş yolunu açmıştı. Peş peşe gelen bu iade iptalleri, sürecin devam ettiği diğer dosyalar için de beklenti oluşturmuştu. Teğmen Ö.S. ve Deniz Demirtaş'ın orduya dönüş yolunun açılmasıyla birlikte gözler, başta Kara Harp Okulu’nu birincilikle bitiren Teğmen Ebru Eroğlu olmak üzere ihraç edilen diğer teğmenlerden gelecek yargı haberlerine çevrilmişti. Ancak Ankara 4. İdare Mahkemesi, Subay Andı okuttuğu gerekçesiyle TSK'dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu'nun iade davasında ret kararı verdi. Bu karar, benzer olaylar nedeniyle ihraç edilen subayların hukuki süreçlerinde farklı yargı mercilerinden farklı sonuçlar çıkabileceğini gösterdi. Sizce benzer gerekçelerle ihraç edilen subayların davalarında farklı mahkemelerin farklı kararlar vermesi, hukuki istikrar açısından nasıl değerlendirilmelidir? |
|