Olay, 9 Eylül 2025 tarihinde, boşanma aşamasındaki çiftin protokolü konuşmak üzere Ankara’da bir evde buluşmasıyla başladı. Çiftin 5 yaşındaki çocuklarının da bulunduğu görüşmeye, eski eş Barış Arslan'ın babası Kudret Arslan (63) da katıldı. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.
Tartışma sırasında Kudret Arslan, gelini Başak Gürkan Arslan'ı yumruklayarak yere düşürdü. Oğlu Barış Arslan ise yerdeki eşini saçından sürükleyerek evin dışına çıkarmaya çalıştı. Bu sırada Kudret Arslan, elindeki bıçakla maktulün üzerine oturarak defalarca bıçakladı.
Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Başak Gürkan Arslan'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Kudret Arslan ve oğlu Barış Arslan polis tarafından gözaltına alınırken, olaya tanık olan 5 yaşındaki çocuk ise koruma altına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı.
Hazırlanan iddianamede, Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verildi. Raporda, maktulün vücudunda 22 ayrı kesik tespit edildiği ve bunlardan üçünün tek başına öldürücü nitelik taşıdığı kaydedildi.
İddianamede yer alan ifadelerde, Kudret Arslan, gelininin oğlunu aldattığını iddia ederek, “Namusumu temizledim, pişmanım” şeklinde konuştu. Barış Arslan ise suçlamaları reddederek, olay sırasında çocuğunu kucağına aldığını ve şoka girdiği için müdahale edemediğini öne sürdü.
Ancak iddianamede, Barış Arslan'ın olay anında babasını durdurmak için hiçbir çaba göstermediği, aksine yerdeki eşini saçından sürükleyerek babasının saldırısına açık hale getirdiği vurgulandı.
İddianamenin hukuki değerlendirme bölümünde, “Şüpheli Barış’ın karısı olan maktulü, babası tarafından vahşice katledilmesine engel olabilme imkân ve şartlarına sahip olmasına rağmen, babasını engellemediği, babasıyla fikirbirliği içerisinde hareket edip eylemsel olarak sessiz kalarak, müteveffanın ölümüne sebep olduğu anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Kudret Arslan için ise, “Toplumun geniş kitlesinin tepkisini çeken, amacı itibariyle tehlikeli ve vahşi kötülük eğilimini sergileyen psikolojik bir güdü ile hareket ederek, yine müteveffayı eziyet çektirerek öldürdüğü belirlenmiştir” denildi.
Açıklamada, maktulün direnme imkanı kalmamasına rağmen saldırının devam ettiğine dikkat çekildi. Savcılık, her iki şüphelinin de “canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanmalarını talep etti.
Başak Gürkan Arslan, 5 yaşındaki çocuğunun gözü önünde, vücuduna aldığı 22 bıçak darbesi sonucu hayatını kaybetti.
Sizce bu tür şiddet olaylarının önüne geçmek için toplumsal ve hukuki olarak daha etkili ne gibi önlemler alınabilir?