Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ve iş insanları Fazlı Ateş ile Mehmet Okan Kaya ise adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Davanın ilk duruşmasının üçüncü gününde, 5'i tutuklu toplam 41 sanık, müştekiler ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
Duruşmada bazı CHP milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de yer aldı. Kimlik tespitinin ardından, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.
Tutuksuz sanık A.Y., yaklaşık 1500 çalışanı olan bir iş insanı olduğunu belirterek, iddianamede geçen döviz bürosunun yüzde 70 hisse oranında sahibi olduğunu söyledi. Bu büronun işlerini avukatlarına devrettiğini ve dosyada adı geçen birçok kişiyi tanımadığını öne sürdü.
A.Y., Muhittin Böcek ile samimiyetinin çok fazla olmadığını, görüşmeye randevu alarak gittiğini iddia etti. Belediyeden aldığı bir ihalenin iptal edilmesi üzerine Böcek ile görüştüğünü ve kendisine sitem ettiğini anlattı. A.Y., "Bana 'Ben bu konulara karışmam.' dedi" ifadelerini kullandı.
Seçimler zamanında bir siyasi parti hariç hepsine bağışta bulunduğunu öne süren A.Y., Muhittin Böcek'in kendisini arayarak "Çorbada tuzun bulunsun" demesi üzerine Anadolu Reklam firması üzerinden bağış yaptığını ifade etti. Yapılan bağışta bir zorlama olmadığını ve herhangi bir beklentisinin bulunmadığını savundu.
A.Y., döviz bürosunun yıllık işlem hacminin 1 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Bırakın kara parayı, bir paranın aklanması ile suçlanmak bile gerçekten üzücü. Kayıt dışı paraya tenezzül etmemişimdir. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Tutuksuz sanık E.A. ise döviz bürosu üzerinden A.Y. ile ortak olduklarını belirtti. "Bu olayda anlaşılıyor ki kullanılmışız. Bu paraların rüşvet parası olduğunu bilmiyordum" diyen E.A., M.Y., B.Ç. ve Mustafa Gökhan Böcek'in kendilerine gelerek 80 milyon liralık döviz almak istediklerini anlattı.
E.A., parayı banka hesaplarına geçirdikten sonra dövizi elden ödediklerini ve işlemin yüksek miktarı nedeniyle MASAK'a şüpheli işlem bildirimi yaptıklarını söyledi. Daha sonra B.Ç.'nin 55 milyon lira değerinde döviz alacağını ilettiğini ve bu parayı da MASAK'a bildirdiklerini ifade etti.
Döviz bürosu ortaklarından tutuksuz sanık M.A., Türkiye'de en çok şüpheli işlem bildirimi yapan döviz bürosu olduklarını söyledi. Paraların banka üzerinden geldiğini ve kaynağını bilmediklerini savunan M.A., "Mustafa Gökhan Böcek belediye başkanının oğlu olduğu için de şüphelenmedik" şeklinde konuştu.
Tutuksuz sanık kuyumcu S.E. de kendisine döviz değil fiziki altın geldiğini öne sürdü. M.A. ve E.A.'ya güvendiği için 70 milyon liralık işlemi MASAK'a bildirmediğini ifade etti.
Verilen aranın ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş, İlker Arslan ve Mehmet Okan Kaya'nın tutukluluk halinin devamını talep etti. Savcı ayrıca, tutuksuz sanık T.K. hakkında iftira ve yalan beyan suçundan soruşturma yapılmasını istedi.
Mütalaaya karşı savunma yapan Muhittin Böcek, 9 aydır tutuklu olduğunu ve rahatsızlıkları nedeniyle 22 ilaç kullandığını belirtti. "Suç işlemedim. 6 dönem belediye başkanlığı yaptım. Kamuyu zarara uğratmadım. Tahliyemi istiyorum" dedi.
Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de aylardır tutuklu olduğunu ve oğlunun bu süreçte hem annesiz hem de babasız kaldığını söyledi. "Muhittin Böcek'in oğlu olduğum için yargılanıyorum. Başka birinin oğlu olsaydım yargılanmazdım" ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanıklar Fazlı Ateş, İlker Arslan ve Mehmet Okan Kaya da duruşmada tahliye ve beraatlerini talep etti. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın adli kontrolle tahliyesine karar verdi.
Heyet, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in ise tutukluluklarının devamına hükmetti. Tutuksuz sanık T.K. hakkındaki suç duyurusu talebi reddedilirken, duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.
Sizce bu davada tahliye ve tutukluluk kararları adil bir şekilde mi alındı?