Merhaba arkadaşlar! Uzun süredir aralıklı orucun (IF) faydalarını okuyor, "Acaba bana da uyar mı?" diye düşünüyordum. Herkesin dilinde, sosyal medyada her yerde övülüyordu. Sonunda "16:8" metodunu, yani 16 saat aç kalıp 8 saatlik pencerede yemek yeme sistemini denemeye karar verdim. İlk günlerde enerjim yerinde gibiydi ve kilo verdiğimi sanıyordum. Ama işin rengi çok farklı çıktı...
Enerji Çöküşü ve Sinir Harbi
İkinci haftanın ortalarına doğru, öğlene doğru korkunç bir enerji düşüklüğü hissetmeye başladım. Sadece halsizlik değil, aynı zamanda inanılmaz derecede asabi ve odaklanamaz hale gelmiştim. Ofiste basit bir e-postaya bile cevap vermek içimden gelmiyordu. Spora gitme isteğim sıfıra indi. Kendimi sürekli yemek düşünürken buluyordum ve bu, psikolojik olarak çok yorucuydu.
Vücut Tipimi Fark Etmem
Bu durum beni araştırmaya itti. Meğerse ben, doğuştan ince yapılı (ektomorf) ve hareketli bir vücut tipine sahipmişim. Metabolizmam zaten hızlı çalışıyor. Yapılan bazı okumalara göre, uzun süreli açlıkların bu tip vücutlarda stres hormonu olan kortizolu aşırı yükselterek, kas kaybına ve yağ depolanmasına bile yol açabileceğini öğrendim. Benim amacım yağ yakmaktı ama vücudum tam tersi bir "kıtlık moduna" geçiyor olabilirdi.
Kırılma Noktası ve Alternatifim
Kırılma noktası, bir sabah antrenmanımdan sonra oldu. Normalde 1 saat dayanıklılık antrenmanı yaparken, 20. dakikada başım dönmeye ve midem kazınmaya başladı. O an anladım ki, benim vücudum düzenli ve sık aralıklarla kaliteli yakıt almaya ihtiyaç duyuyor. Hemen IF'yi bırakıp, günde 3 ana öğün ve 2 sağlıklı ara öğün sistemine geçtim. Öğünlerime kompleks karbonhidratlar, sağlıklı yağlar ve kaliteli proteinler ekledim.
Sonuç mu? Enerjim geri geldi, antrenman performansım arttı, sinirlilik hâlim kayboldu ve aslında daha sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başladım. Demem o ki, her trend herkese uymuyor. Vücudunuzun verdiği sinyalleri dinlemek en doğrusu.
Siz de aralıklı oruç veya başka bir diyet trendini deneyip vücudunuzun tepki verdiği bir an oldu mu? Benim gibi "uymadı" diyen var mı aranızda?
İkinci haftanın ortalarına doğru, öğlene doğru korkunç bir enerji düşüklüğü hissetmeye başladım. Sadece halsizlik değil, aynı zamanda inanılmaz derecede asabi ve odaklanamaz hale gelmiştim. Ofiste basit bir e-postaya bile cevap vermek içimden gelmiyordu. Spora gitme isteğim sıfıra indi. Kendimi sürekli yemek düşünürken buluyordum ve bu, psikolojik olarak çok yorucuydu.
Bu durum beni araştırmaya itti. Meğerse ben, doğuştan ince yapılı (ektomorf) ve hareketli bir vücut tipine sahipmişim. Metabolizmam zaten hızlı çalışıyor. Yapılan bazı okumalara göre, uzun süreli açlıkların bu tip vücutlarda stres hormonu olan kortizolu aşırı yükselterek, kas kaybına ve yağ depolanmasına bile yol açabileceğini öğrendim. Benim amacım yağ yakmaktı ama vücudum tam tersi bir "kıtlık moduna" geçiyor olabilirdi.
Kırılma noktası, bir sabah antrenmanımdan sonra oldu. Normalde 1 saat dayanıklılık antrenmanı yaparken, 20. dakikada başım dönmeye ve midem kazınmaya başladı. O an anladım ki, benim vücudum düzenli ve sık aralıklarla kaliteli yakıt almaya ihtiyaç duyuyor. Hemen IF'yi bırakıp, günde 3 ana öğün ve 2 sağlıklı ara öğün sistemine geçtim. Öğünlerime kompleks karbonhidratlar, sağlıklı yağlar ve kaliteli proteinler ekledim.
Sonuç mu? Enerjim geri geldi, antrenman performansım arttı, sinirlilik hâlim kayboldu ve aslında daha sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başladım. Demem o ki, her trend herkese uymuyor. Vücudunuzun verdiği sinyalleri dinlemek en doğrusu.
Siz de aralıklı oruç veya başka bir diyet trendini deneyip vücudunuzun tepki verdiği bir an oldu mu? Benim gibi "uymadı" diyen var mı aranızda?