Artemis II görevi, mürettebatı Ay'ın uzak tarafına götürüp geri getirecek olan döngüsel bir rota izliyor. Bu plan, insanlı uzay keşif tarihinde önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Orion uzay aracının, yerçekimi yardımıyla geri dönmeden önce Ay'ın yaklaşık 7 bin 600 kilometre ötesine geçmesi bekleniyor. Bu mesafe, önemli bir teknik başarıyı temsil ediyor. NASA, bu mesafenin 1970 yılında Apollo 13 tarafından kırılan Dünya'dan en uzak mesafe rekorunu geçebileceğini tahmin ediyor. Rekorun kırılması, görevin sembolik önemini daha da artırıyor. TLI (Trans-Lunar Injection) ateşlemesi, uzay aracı için mutlak bir "geri dönüşü olmayan nokta" teşkil etmiyor. Acil bir durumda, ateşlemeden sonraki ilk 36 saat içinde kontrolörlerin aracı Dünya'ya geri döndürecek manevraları yapabilecek kapasitesi bulunuyor. Yolculuğun altıncı gününde, Orion Ay'ın ötesinde süzülürken astronotların tam güneş tutulmasına tanıklık etmesi bekleniyor. Bu, insanlık tarihinde Ay'ın ötesinden izlenecek ilk tam tutulma olacak. Bu esnada Ay, Güneş'in parlak yüzünü tamamen kapatırken, Dünya da uzakta bir kenarda asılı duracak. Astronotlar için bu, eşsiz ve unutulmaz bir manzara sunacak. Orion program yöneticisi Howard Hu, mürettebatın güvenli bir şekilde eve dönmesini sağlamak için yüz binlerce simülasyon yaptıklarını vurguladı. Bu simülasyonlar, olası her senaryoya hazırlıklı olmayı amaçlıyor. Uzay aracı derin uzaya doğru ilerlerken, pencerelerinden görünen Dünya manzarası giderek küçülerek "mavi-beyaz bir bilye" halini alacak. Ay ise devasa kraterleriyle tüm görüş alanını kaplayacak. Sizce Artemis görevleri, insanlığın Mars'a yolculuğu için sağlam bir basamak olabilir mi? |
|