Açıklamada, enerji altyapısına yönelik bu tür saldırıların yalnızca küresel enerji güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin güvenliğini, istikrarını ve halkların emniyetini doğrudan tehdit ettiğinin altı çizildi. Bu eylemlerin uluslararası barış ve güvenliğe yönelik kabul edilemez bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Saldırıların ağır çevresel sonuçlar doğurabileceği de kaydedilen açıklamada, sivillerin, deniz güvenliğinin ve hayati öneme sahip sivil ve endüstriyel tesislerin doğrudan risk altında kalabileceği uyarısı yapıldı. Kritik altyapıların her koşulda korunması gerektiği mesajı verildi. BAE, ayrıca tüm taraflara uluslararası hukuka uyma ve bölgesel güvenlik ile istikrarın korunması için çaba gösterme çağrısında bulundu. Açıklamada, diyalog ve diplomasi yoluyla gerilimin azaltılmasının önemine işaret edildi. Öte yandan, İran'ın güneyindeki Güney Pars doğalgaz sahasının bazı rafinelerinin daha önce ABD-İsrail saldırılarında hedef alındığı bildirilmişti. Söz konusu saldırıların İHA’larla düzenlendiği ve sahanın 3'üncü ve 6'ncı fazlarının vurulduğu aktarılmıştı. Basra Körfezi'nde yer alan ve İran ile Katar arasında paylaşılan Güney Pars Doğalgaz Sahası, dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu saha, her iki ülkenin de enerji ekonomisi açısından stratejik ve kritik bir öneme sahip bulunuyor. Küresel enerji arz güvenliğinin, bölgesel istikrara bağlı olduğu bu tür durumlarda, sizce uluslararası toplum nasıl bir rol üstlenmeli? |
|