Bayraktar, "Hürmüz Boğazı'nda geçişlerin kapalı olması nedeniyle günde 20 milyon varil eksik var" dedi. Bugün başlayan ateşkesle durumun değişeceği umudunun arttığını ifade eden Bakan, petrol fiyatlarındaki düşüşün devam edeceğini ve umutlarının kalıcı barış olduğunu söyledi.
Kriz bölgesinde, Suudi Arabistan'ın petrolünü taşıyan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)'ndeki Fujairah Limanı'na ulaşan iki önemli boru hattının varlığını hatırlatan Bayraktar, bu hatlar olmasaydı krizin çok daha yıkıcı olabileceğini kaydetti. Buradan çıkarılacak en önemli dersin, krizin dünyayı yeni bir enerji mimarisine zorladığı olduğunu dile getirdi.
Krizin etkilerinin dünyanın doğusu ve batısında farklı görüldüğünün altını çizen Bakan Bayraktar, batıda fiyat etkisi yaşanırken, doğuda arz ve fiyatla ilgili problemler olduğunu belirtti. Fiziki teslimat için varil fiyatının 140 dolar seviyesinde olduğunu ve bunun 200 doları da bulabileceğini söyledi.
Böyle bir senaryonun dünya ekonomisini küresel bir resesyona sürükleyebileceğini ifade eden Bayraktar, "Hem ekonomiler küçülür hem de yüksek enflasyonla yaşarız. Bu işin sonu yıkıcı olabilir" değerlendirmesinde bulundu. Herkesin bir an önce bu işin bitmesini istediğini ve ateşkesin kalıcı barışa dönmesini umduklarını ekledi.
Türkiye'nin uzun yıllardır muazzam bir altyapı yatırımı yaptığını anlatan Bakan Bayraktar, temel amaçlarının 86 milyon nüfusun ve 34 milyon aracın enerji güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. Coğrafi konum ve altyapı yatırımları sayesinde Türkiye'nin bölgede önemli bir merkez ülke konumuna geldiğini belirtti.
Bayraktar, Mavi Akım ve Türk Akım ile Rusya'dan, ayrıca Azerbaycan ve İran'dan doğal gaz aldıklarını, depolama alanları inşa ettiklerini ve Avrupa bağlantılarını güçlendirdiklerini aktardı. Türkiye'ye yıllık yaklaşık 80 milyar metreküp doğal gaz getirilebilecek kapasiteye sahip olduklarını, bu durumun ülkeyi enerji mimarisinde merkezi bir konuma getirdiğini ifade etti.
Bu krizle birlikte yeni bir enerji mimarisine ihtiyaç olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan Bakan, üç önemli proje önerisinde bulundu. Birincisinin, Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya taşınması olduğunu söyledi.
İkinci önerisi, Irak-Türkiye boru hattının Basra'ya kadar uzatılmasının çok ehemmiyetli olduğu yönündeydi. Üçüncü ve kesinlikle yapılması gereken projenin ise Katar'dan Türkiye'ye doğal gaz boru hattı olduğunu belirtti. Bu projelerin dünyadaki enerji krizini azaltacak önemli adımlar olacağını kaydetti.
Krizin Türkiye ekonomisine maliyetini de değerlendiren Bayraktar, petrolün varil fiyatındaki bir dolarlık artışın maliyetinin yaklaşık 400 milyon dolar olduğunu açıkladı. Bu yıl ortalama 100 dolar civarında bir petrol fiyatı olursa, ilave maliyetin 13-14 milyar dolar, doğal gaz tarafında ise 7-10 milyar dolar olabileceğini ifade etti.
Kısa ve orta vadede bir risk görmediklerini, ancak ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi ve fiyatların makul seviyelere gelmesi halinde etkinin sınırlı olacağını düşündüklerini söyledi. Doğal gaz depolarının yüzde 72 oranında dolu olduğunu, bu oranın Avrupa'da yüzde 28 olduğunu belirtti.
Ham petrol tanklarının da yarısından fazlasının dolu olduğunu ve Hürmüz Boğazı'ndan gelen petrol ihtiyacının toplamın yüzde 10'u olduğunu, bunun yönetilebilir bir oran teşkil ettiğini sözlerine ekledi.
Sizce Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi için önerilen bu boru hatları projeleri ne kadar gerçekçi?