Temaslar çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile TÜRKONFED arasında bir işbirliği protokolü imzalandı. Bu protokol, kadınların ekonomik ve sosyal açılardan güçlenmesini, aynı zamanda kadın-erkek fırsat eşitliğine duyarlı iş ve tedarik uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Bakan Göktaş, imza töreninin yanı sıra Bakanlık ile Sırbistan ortaklığında gerçekleştirilen "Kadınların Kritik Rolü: Güçlendirme İçin Stratejik Ortaklıklar" başlıklı yan etkinlikte de yer aldı. İşbirliği protokolünün ardından kadın istihdamına yönelik yeni stratejileri paylaşan Göktaş, fırsat eşitliği temelinde hayata geçirilecek uygulamalara dikkat çekti. Göktaş, hedeflerini şu sözlerle aktardı: "Bugün imzaladığımız işbirliği protokolüyle kadın ve erkek için fırsat eşitliğini esas alan iş ve satın alma uygulamalarını güçlendireceğiz. İş dünyasında kalıcı ve yapısal dönüşümü destekleyecek adımlar atacağız." İstihdam sağlayan işletmelere yönelik yeni bir teşvik modeli üzerinde çalıştıklarını da belirten Göktaş, "Kadın istihdamını artıran işletmeleri desteklemek amacıyla 'Kadın Dostu KOBİ Modeli' geliştiriyoruz. Kadın istihdamı yüksek KOBİ’leri belirleyip öncelikli aktörler olarak konumlandırmayı amaçlıyoruz" dedi. Bakan Göktaş, programının devamında TÜRKONFED tarafından düzenlenen "Kadın-Erkek Eşitliğine Duyarlı Tedarik Yoluyla Adalete Erişim" başlıklı yan etkinlikte konuştu. Burada adalete erişim konusuna farklı bir perspektif getiren Göktaş, bu kavramın sadece hukuki bir süreçten ibaret olmadığını, aynı zamanda kadının harcadığı emeğin karşılığını tam olarak alabilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu bağlamda tedarik zincirlerinin eşitlik bakış açısıyla ele alınmasının şart olduğunu vurgulayan Göktaş, şu uyarıda bulundu: "Eğer bu alanda kapsayıcı yaklaşım kurulmazsa, kadınlar üretimin içinde yer alsalar bile karar mekanizmalarının dışında kalabilirler." Göktaş, kadının istihdam, üretim, girişimcilik ve karar alma süreçlerinde daha görünür hale gelmesinin önemine değinerek, bu yapının sağlandığı takdirde genel refahın büyüyeceğini ve toplumsal dayanıklılığın artacağını belirtti. Bakan Göktaş, kadınların her alanda güçlenmesi, haklara erişimlerinin kolaylaşması, koruyucu hizmetlerin yaygınlaşması ve kurumlar arası işbirliğinin en temel öncelikleri olduğunu kaydetti. Göktaş, bu hedefler doğrultusunda hayata geçirilen çalışmaları anlattı. Yürütülen politikaların yalnızca istihdamı artırmakla sınırlı kalmayacağını belirten Göktaş, kadınların liderlik, yönetim ve karar alma mekanizmalarında çok daha güçlü bir şekilde yer almasını hedeflediklerini vurguladı. Bu yapısal dönüşümün en önemli unsurlarından birinin kadın dostu iş yeri politikalarının yaygınlaşması olduğunu ifade eden Göktaş; işe alım, ücretlendirme, terfi ve performans değerlendirme süreçlerinde eşitliği temel alan, yazılı ve şeffaf kurumsal uygulamaları teşvik ettiklerinin altını çizdi. Kadın istihdamını sağlamlaştırmak adına yeni bir gönüllü taahhüt mekanizması oluşturacaklarına dikkat çeken Göktaş, sürece dair detayları paylaştı. Bu taahhütleri üstlenen işletmelerin, iyi uygulama örnekleri olarak tanınacağını belirtti. Toplantıdaki imza töreninin ardından Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) sürece yönelik yeni bir adım attı. TÜRKONFED, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 7 Mart'ta kamuoyuna açıklanan Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri Niyet Beyanı'nı imzaladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sırbistan ortaklığıyla gerçekleştirilen etkinlikte yaptığı konuşmada, kadınların hayatın her döneminde güçlü olduğu toplumların daha dirençli bir yapıya, daha adil bir düzene ve daha kapsayıcı bir geleceğe sahip olduğunu ifade etti. Kadınların güçlenmesine yönelik politikaların yaşamın sadece belirli bir dönemini kapsamaması gerektiğini belirten Göktaş, bu çalışmaların çocukluktan yaşlılığa kadar uzanan kapsamlı bir perspektifle oluşturulmasının şart olduğunu kaydetti. Bakan Göktaş, "2025 Aile Yılı" ve "Aile ve Nüfus On Yılı"nın bu anlayışı ileri taşıyan önemli bir iradeyi yansıttığını belirterek, ortaya koydukları stratejik çerçevenin kadın başta olmak üzere tüm aile bireylerinin refahını artırmaya odaklandığını söyledi. Aile bağlarının güçlü tutulması ve toplumsal dayanışma mekanizmalarının canlı kalmasının, yaşlıların yalnızlaşmasını önlemede belirleyici bir rol üstlendiğini söyleyen Göktaş, yaşlanmanın artık geleceğe dair bir projeksiyon olmaktan çıkıp toplumların halihazırda yüzleştiği yapısal bir gerçekliğe dönüştüğünün altını çizdi. Yaşlılık meselesinin kadınların statüsünden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Göktaş, "Yaşlı nüfus içinde kadınların daha yüksek oranda yer alması"nın bu tablonun önemli bir boyutu olduğunu ifade etti. Göktaş, dijital dönüşüm süreçlerinde yaşanan dışlanma riski eklendiğinde, mevcut kırılganlıkların daha da derinleşebileceğini belirterek, yaşlı kadınların güçlenmesinin sadece sosyal destek alanına ilişkin bir konu olmadığını vurguladı. Gerçekleştirilen bu etkinliğe Türkiye ve Sırbistan'ın yanı sıra Azerbaycan, Nijerya, Slovakya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Finlandiya'dan temsilciler katılım sağladı. Ayrıca Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de programda yer aldı. Sizce 'Kadın Dostu KOBİ Modeli', kadınların iş hayatındaki konumunu güçlendirmek için etkili bir adım olur mu? |
|