İlk olarak New York’taki Türkevi’nde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Alexander De Croo ile bir araya gelen Bakan Kurum, görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımda, iklim riskleri yönetimi ve sürdürülebilir kalkınmada doğal ortaklık bulunduklarını belirtti.
Kurum, “Sıfır Atık’ın küresel bir harekete dönüşmesinde UNDP’nin verdiği desteği çok kıymetli buluyoruz. COP31 sürecinde de aynı desteği beklediğimiz UNDP’nin küresel koordinasyon kapasitesinin, İklim Eylemi Uygulama Mekanizması’nın etkin uygulanması açısından belirleyici olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum, ikinci görüşmesini BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM binasında gerçekleştirdi. Görüşmede küresel iklim krizi, enerji güvenliği ve savunmasız toplulukların korunması gibi kritik konular ele alındı.
Bakan Kurum, “Çok taraflılığı güçlendirmek ve iklim eylemini hızlandırmak için COP31’i güven, diyalog ve eylemin merkezi bir platformu olarak görüyoruz. Antalya’daki liderler zirvesi ile tüm dünyaya ortak sorumluluk mesajı göndermeye hazırlanıyoruz” dedi.
Son olarak Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen ile görüşen Bakan Kurum, Sıfır Atık ve COP31 sürecinin yanı sıra biyolojik çeşitlilik ve kirlilikle mücadele konularını da değerlendirdiklerini aktardı.
Bakan Kurum, “İklim değişikliği ile mücadeledeki bu kritik eşikte COP31’i somut sonuçlar üreten ve güven inşa eden bir süreç olarak konumlandırıyoruz. UNEP ile iş birliğimizin küresel iklim yönetişimi açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” mesajını paylaştı.
Sizce COP31 Zirvesi, iklim krizine karşı küresel iş birliğini güçlendirmede etkili bir adım olabilir mi?