CNN TÜRK Atina Temsilcisi Duygu Leloğlu, iki başkent arasında yaşanan bu gerginliğin detaylarını aktardı. Leloğlu, Ankara’nın, Batı Trakya’daki Türk azınlığın kendi dini liderlerini seçme hakkını gasp etmeye çalıştığını öne sürdüğü Atina’ya karşı sert bir tutum takındığını ifade etti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Yunan makamlarının Dimetoka şehrinin ardından Rodop ve İskeçe illerinde de müftülerin seçimle değil atamayla belirlenmesini istemesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Ayrıca, Atina yönetiminin bu tutumuyla Lozan Antlaşması’nı ihlal ettiği belirtilerek Yunanistan’a suçlama yöneltildi. Açıklamada, Yunan makamlarının ısrarla yürüdüğü bu yanlış yoldan geri dönmeye çağrıldığı da kaydedildi.
Türkiye, aynı zamanda Batı Trakya’daki Türk azınlığın dini haklarının ihlal edilmesi konusunu uluslararası topluma da taşıdı ve durumu resmen şikayet etti. Ankara’nın bu adımı, konunun ikili ilişkilerin ötesine taşındığını gösterdi.
Ankara’nın açıklamasının hemen ardından Atina’dan da karşı bir açıklama geldi. Yunan Dışişleri Bakanlığı benzer sertlikte bir açıklama yaparak, bir taraftan Batı Trakya’da Türk kimliği diğer taraftan da müftülerin seçiminin inkâr edildiği iddialarında bulundu.
Yunanistan, konuya ilişkin olarak Lozan Antlaşması’na dair farklı bir yorum ortaya koydu. Yunan Dışişleri Bakanlığı, müftülerin seçiminin Lozan Antlaşması’nda öngörülmediğini iddia ederek, kendi uygulamasını meşru göstermeye çalıştı.
Konunun bir de uluslararası boyutu olduğu belirtildi. Washington’da, Yunan diasporası tarafından Türkiye karşıtı bir kampanya yürütüldüğü ve ABD’nin Dini Özgürlükler Komisyonu’ndan Türkiye’nin izlemeye alınmasının talep edildiği aktarıldı.
CNN TÜRK muhabiri Duygu Leloğlu, bir taraftan Atina’daki gelişmeler, diğer taraftan Washington’daki bu girişimlerin ciddi bir çelişki oluşturduğu değerlendirmesini yaparak sözlerini tamamladı.
Sizce iki ülke arasındaki bu anlaşmazlığın çözümü için nasıl bir yol izlenmeli?
Türkiye Dışişleri Bakanlığı konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Yunan makamlarının Dimetoka şehrinin ardından Rodop ve İskeçe illerinde de müftülerin seçimle değil atamayla belirlenmesini istemesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Ayrıca, Atina yönetiminin bu tutumuyla Lozan Antlaşması’nı ihlal ettiği belirtilerek Yunanistan’a suçlama yöneltildi. Açıklamada, Yunan makamlarının ısrarla yürüdüğü bu yanlış yoldan geri dönmeye çağrıldığı da kaydedildi.
Türkiye, aynı zamanda Batı Trakya’daki Türk azınlığın dini haklarının ihlal edilmesi konusunu uluslararası topluma da taşıdı ve durumu resmen şikayet etti. Ankara’nın bu adımı, konunun ikili ilişkilerin ötesine taşındığını gösterdi.
Ankara’nın açıklamasının hemen ardından Atina’dan da karşı bir açıklama geldi. Yunan Dışişleri Bakanlığı benzer sertlikte bir açıklama yaparak, bir taraftan Batı Trakya’da Türk kimliği diğer taraftan da müftülerin seçiminin inkâr edildiği iddialarında bulundu.
Yunanistan, konuya ilişkin olarak Lozan Antlaşması’na dair farklı bir yorum ortaya koydu. Yunan Dışişleri Bakanlığı, müftülerin seçiminin Lozan Antlaşması’nda öngörülmediğini iddia ederek, kendi uygulamasını meşru göstermeye çalıştı.
Konunun bir de uluslararası boyutu olduğu belirtildi. Washington’da, Yunan diasporası tarafından Türkiye karşıtı bir kampanya yürütüldüğü ve ABD’nin Dini Özgürlükler Komisyonu’ndan Türkiye’nin izlemeye alınmasının talep edildiği aktarıldı.
CNN TÜRK muhabiri Duygu Leloğlu, bir taraftan Atina’daki gelişmeler, diğer taraftan Washington’daki bu girişimlerin ciddi bir çelişki oluşturduğu değerlendirmesini yaparak sözlerini tamamladı.
Sizce iki ülke arasındaki bu anlaşmazlığın çözümü için nasıl bir yol izlenmeli?