Yönetmelik kapsamında bekçilerin haftalık mesaisi temel olarak 40 saat olarak belirlendi. Ancak personel yetersizliği, görev yoğunluğu veya emniyet ve asayişin gerektirdiği diğer hallerde bu süre vali onayıyla artırılacak. En fazla 56 saate kadar çıkabilecek bu yoğun mesai durumu ortadan kalktığında, fazladan çalışılan saatler personelin istirahat süresine eklenecek. Bekçilerin günlük mesaisi temel olarak güneşin batışından doğuşuna kadar olan gece dilimini kapsayacak şekilde planlanacak. Ancak olağanüstü hal, terör, toplumsal olaylar, doğal afet, salgın hastalık, mevsim koşulları ve kamu düzenini etkileyen zorunlu güvenlik hallerinde, İçişleri Bakanının onayıyla gece saatleri dışında da görevlendirme yapılabilecek. Yeni kurallara göre devriyeler en az iki kişiden oluşacak. Kıdemli personel amir sıfatıyla görev yapacak ve devriye esnasında sağda yürüyecek. Görev süresince tabancalar kılıfında tutulacak ve yalnızca tehlikeli anlarda ele alınacak. Suç işlenmesini önlemek ve caydırıcılık sağlamak amacıyla zaman zaman tek düdük çalınacak. Araçla devriye görevleri ise yalnızca genel kolluk kuvvetlerinin nezaretinde gerçekleştirilecek. Yönetmelik, bekçilerin şüpheli durumlardaki yetkilerini de net bir çerçeveye oturttu. Durdurulan kişinin üzerinde veya aracında silah yahut tehlike oluşturabilecek bir eşya bulunduğuna dair yeterli şüphenin varlığı halinde, bekçiler zarar verilmesini önlemek amacıyla kişi üzerinde el ile dıştan yoklama yapabilecek. Araçların ise sadece dışarıdan bakıldığında içerisi görünen bölümleri kontrol edilecek. Bekçiler, bu sınırların ötesine geçerek üst ve araç araması yapamayacak. Sizce bekçilerin yetki ve çalışma saatlerindeki bu değişiklikler kamu güvenliğini nasıl etkiler? |
|