Merhaba arkadaşlar! Bugün sizlerle, belki birçoğunuzun yaşadığı bir tuzaktan bahsetmek istiyorum: O meşhur "bir kereden bir şey olmaz" tuzağı. Ben de sağlıklı yaşam yolculuğumda, bu cümleyi kurarak başladığım küçük kaçamakların nasıl eski, terk ettiğim alışkanlıklara tam anlamıyla geri dönmeme sebep olduğunu acı bir tecrübeyle öğrendim. Uzman falan değilim, sadece kendi çuvallamamı anlatacağım.
"Sadece Bir Lokma"nın Büyüsü
Her şey, iki aydır düzenli gittiğim spor ve temiz beslenme rutininden sonra, bir doğum günü partisinde başladı. "Pasta kesiliyor, bir dilim yesem ne olur ki? Zaten çok iyi gidiyorum" dedim. O bir dilim pasta inanılmaz lezzetli geldi. Ve zihnimde şu düşünce oluştu: "Bak, bir şey olmadı. Kontrol bende." İşte her şey bu düşünceyle başladı.
Kaygan Zemin: Kaçamakların Normalleşmesi
Ertesi gün, "Dün kaçamak yaptım, bugün de bir kurabiye yesem denge sağlanır" mantığıyla hareket ettim. Sonra, "Hafta sonu zaten sosyalleşeceğiz, hafta içi çok sıkıydım" diyerek kaçamakları ödül olarak görmeye başladım. Fark etmeden, kendime sürekli "bir kere" için izin veriyordum. O "bir kere"ler, neredeyse her güne yayılan küçük kaçamaklara dönüştü. Spora gitme motivasyonum da "Nasıl olsa yedim, bugün de gitmesem olur" diyerek düşmeye başladı.
Zincirin Koptuğu An: "Zaten Bozdum" Sendromu
Bu, benim için en kritik aşamaydı. Bir öğle yemeğinde normalde yemeyeceğim kızartma yedikten sonra, içimdeki o "mükemmeliyetçi" ses devreye girdi: "Zaten bugünü bozdun, bari akşam da canın ne isterse ye, yarın yeni bir sayfa açarsın." Bu düşünce, o günü tamamen eski, düzensiz yeme alışkanlıklarımla geçirmeme neden oldu. "Tüm ya da hiç" zihniyeti beni tamamen esir almıştı. Yarın ise "dün çok kötüydü, bugün de toparlayamadım" diyerek uzadı gitti.
Farkındalık ve Toparlanma Çabam
Kendimi, neredeyse tamamen başladığım noktaya dönmüş halde buldum. Kilo almaya başlamıştım ve spor salonuna gitmek içimden gelmiyordu. Burada önemli olan, kendimi suçlamak yerine süreci analiz etmeye çalışmamdı. Şunu anladım: "Bir kereden bir şey olur!" Çünkü o bir kere, zihnindeki disiplin duvarında bir çatlak açar. Eğer o çatlağı hemen onarmazsan (yani ertesi gün normale dönmezsen), tüm duvar yıkılabilir.
Şimdi, kaçamak yaptığımda kendimi affedip, bir sonraki öğünü veya bir sonraki günü beklemeden, hemen bir sonraki sağlıklı seçimime dönüyorum. "Zaten bozdum" yerine, "Tamam, oldu, şimdi yoluma devam" diyorum. Mükemmel olmak zorunda olmadığımı hatırlıyorum.
Siz de bu "bir kereden bir şey olmaz" tuzağına düşüp, eski alışkanlıklarınıza geri döndüğünüz oldu mu? Bu kısır döngüden çıkmak için neler yaptınız, tavsiyeleriniz var mı?
Her şey, iki aydır düzenli gittiğim spor ve temiz beslenme rutininden sonra, bir doğum günü partisinde başladı. "Pasta kesiliyor, bir dilim yesem ne olur ki? Zaten çok iyi gidiyorum" dedim. O bir dilim pasta inanılmaz lezzetli geldi. Ve zihnimde şu düşünce oluştu: "Bak, bir şey olmadı. Kontrol bende." İşte her şey bu düşünceyle başladı.
Ertesi gün, "Dün kaçamak yaptım, bugün de bir kurabiye yesem denge sağlanır" mantığıyla hareket ettim. Sonra, "Hafta sonu zaten sosyalleşeceğiz, hafta içi çok sıkıydım" diyerek kaçamakları ödül olarak görmeye başladım. Fark etmeden, kendime sürekli "bir kere" için izin veriyordum. O "bir kere"ler, neredeyse her güne yayılan küçük kaçamaklara dönüştü. Spora gitme motivasyonum da "Nasıl olsa yedim, bugün de gitmesem olur" diyerek düşmeye başladı.
Bu, benim için en kritik aşamaydı. Bir öğle yemeğinde normalde yemeyeceğim kızartma yedikten sonra, içimdeki o "mükemmeliyetçi" ses devreye girdi: "Zaten bugünü bozdun, bari akşam da canın ne isterse ye, yarın yeni bir sayfa açarsın." Bu düşünce, o günü tamamen eski, düzensiz yeme alışkanlıklarımla geçirmeme neden oldu. "Tüm ya da hiç" zihniyeti beni tamamen esir almıştı. Yarın ise "dün çok kötüydü, bugün de toparlayamadım" diyerek uzadı gitti.
Kendimi, neredeyse tamamen başladığım noktaya dönmüş halde buldum. Kilo almaya başlamıştım ve spor salonuna gitmek içimden gelmiyordu. Burada önemli olan, kendimi suçlamak yerine süreci analiz etmeye çalışmamdı. Şunu anladım: "Bir kereden bir şey olur!" Çünkü o bir kere, zihnindeki disiplin duvarında bir çatlak açar. Eğer o çatlağı hemen onarmazsan (yani ertesi gün normale dönmezsen), tüm duvar yıkılabilir.
Şimdi, kaçamak yaptığımda kendimi affedip, bir sonraki öğünü veya bir sonraki günü beklemeden, hemen bir sonraki sağlıklı seçimime dönüyorum. "Zaten bozdum" yerine, "Tamam, oldu, şimdi yoluma devam" diyorum. Mükemmel olmak zorunda olmadığımı hatırlıyorum.
Siz de bu "bir kereden bir şey olmaz" tuzağına düşüp, eski alışkanlıklarınıza geri döndüğünüz oldu mu? Bu kısır döngüden çıkmak için neler yaptınız, tavsiyeleriniz var mı?