Merhaba arkadaşlar! Uzun süredir bu "yarın başlayacağım" döngüsünde debelenip duruyordum. Gece vakti buzdolabının önünde, "Neyse, bu seferlik yesem, yarın sıkı diyete başlarım" diye kendimi kandırdığım o anları hepiniz bilirsiniz sanırım. Ben de bu kısır döngüden çıkmak için kendi kendime geliştirdiğim bir "iç konuşma" tekniği buldum ve işe yaradığını söyleyebilirim. Uzman falan değilim, sadece kendi tecrübemi paylaşıyorum.
İlk Adım: "Yarın"ın Asla Gelmediğini Kabul Etmek
İlk olarak, kendimle yüzleştim. "Yarın" diye bir şey yoktu aslında. Hep "bugün" vardı. Yarın geldiğinde, o da "bugün" oluyordu ve aynı mazeret devreye giriyordu. Bunu fark ettiğimde, kafamda bir şeyler değişmeye başladı. Kendime şunu söyledim: "Başlamak için mükemmel bir pazartesi, mükemmel bir ayın 1'i veya mükemmel bir yarın yok. Sadece şu an var."
İç Sesimi Yakalama ve Sorgulama Tekniğim
Canım sağlıksız bir şey çektiğinde veya tembellik etmeye başladığımda, aklımdan geçen o mazeret cümlesini yakalamaya çalışıyorum. Mesela: "Şu cipsi yesem ne olur ki, zaten yarın salata yiyeceğim."
Hemen durup, bu düşünceye karşılık veriyorum. Sessizce, kendi kendime:
"Tamam, yiyebilirsin. Ama dün de aynısını söylemiştin. Geçen hafta kaç tane 'yarın'ı boşa harcadık? Bu cipsi yemen, yarınki motivasyonunu nasıl etkileyecek? Yarın salata yerken kendini daha mı güçlü hissedeceksin, yoksa 'Zaten dün de bozdum' deyip pes etme ihtimalin artacak mı?"
Bu mini sorgulama, o anlık dürtüyü 5-10 saniye durdurmayı sağlıyor. Ve çoğu zaman, o 10 saniye kararımı değiştirmeme yetiyor.
Alternatif Cümleler Geliştirmek
Eski mazeret cümlelerinin yerine, onları baltalayan yeni cümleler koymayı öğrendim. Bir kağıda yazıp buzdolabına yapıştırdım. Şöyle:
"Yarın başlarım" yerine -> "Şu an, şu küçük seçimimle başlıyorum."
"Bir kereden bir şey olmaz" yerine -> "Her şey 'bir kere' ile başladı."
"Çok yoruldum, hak ettim" yerine -> "Kendime gerçekten iyi bakmak istiyorsam, bunun daha iyi bir yolu var mı?"
Bu cümleleri içimden tekrar etmek, beynimi adeta yeniden programlıyor gibi.
Zor Anlarda Acil Durum Planım
Her şeyi bir kenara bırakıp gerçekten dayanamayacağım anlar oluyor. O zaman devreye 5 Dakika Kuralı giriyor. "Tamam, şimdi yiyebilirsin, ama önce 5 dakika bekle. Bu 5 dakikada su iç, biraz yürü, pencereyi aç." diyorum. Çoğu zaman o dürtü, 5 dakika içinde kaybolup gidiyor. Eğer hala çok güçlüyse, o zaman küçük bir porsiyon yiyorum ve kendimi cezalandırmıyorum. Çünkü ceza, ertesi gün daha büyük bir isyanla geri dönüyor.
Sonuç olarak, bu yöntem sihirli bir değnek değil. Ama otomatik pilotta verdiğim kararları alıp, onları bilinçli seçimlere dönüştürmeme yardım etti. Kendimle yaptığım bu nazik ama net konuşmalar, "yarın" tuzağına düşmemi büyük ölçüde azalttı.
Peki ya siz? Siz de bu tarz iç konuşmalar yapıyor musunuz? "Yarın başlarım" döngüsünden kurtulmak için sizin özel bir yönteminiz var mı? Paylaşırsanız çok sevinirim!
İlk olarak, kendimle yüzleştim. "Yarın" diye bir şey yoktu aslında. Hep "bugün" vardı. Yarın geldiğinde, o da "bugün" oluyordu ve aynı mazeret devreye giriyordu. Bunu fark ettiğimde, kafamda bir şeyler değişmeye başladı. Kendime şunu söyledim: "Başlamak için mükemmel bir pazartesi, mükemmel bir ayın 1'i veya mükemmel bir yarın yok. Sadece şu an var."
Canım sağlıksız bir şey çektiğinde veya tembellik etmeye başladığımda, aklımdan geçen o mazeret cümlesini yakalamaya çalışıyorum. Mesela: "Şu cipsi yesem ne olur ki, zaten yarın salata yiyeceğim."
Hemen durup, bu düşünceye karşılık veriyorum. Sessizce, kendi kendime:
"Tamam, yiyebilirsin. Ama dün de aynısını söylemiştin. Geçen hafta kaç tane 'yarın'ı boşa harcadık? Bu cipsi yemen, yarınki motivasyonunu nasıl etkileyecek? Yarın salata yerken kendini daha mı güçlü hissedeceksin, yoksa 'Zaten dün de bozdum' deyip pes etme ihtimalin artacak mı?"
Bu mini sorgulama, o anlık dürtüyü 5-10 saniye durdurmayı sağlıyor. Ve çoğu zaman, o 10 saniye kararımı değiştirmeme yetiyor.
Eski mazeret cümlelerinin yerine, onları baltalayan yeni cümleler koymayı öğrendim. Bir kağıda yazıp buzdolabına yapıştırdım. Şöyle:
"Yarın başlarım" yerine -> "Şu an, şu küçük seçimimle başlıyorum."
"Bir kereden bir şey olmaz" yerine -> "Her şey 'bir kere' ile başladı."
"Çok yoruldum, hak ettim" yerine -> "Kendime gerçekten iyi bakmak istiyorsam, bunun daha iyi bir yolu var mı?"
Bu cümleleri içimden tekrar etmek, beynimi adeta yeniden programlıyor gibi.
Her şeyi bir kenara bırakıp gerçekten dayanamayacağım anlar oluyor. O zaman devreye 5 Dakika Kuralı giriyor. "Tamam, şimdi yiyebilirsin, ama önce 5 dakika bekle. Bu 5 dakikada su iç, biraz yürü, pencereyi aç." diyorum. Çoğu zaman o dürtü, 5 dakika içinde kaybolup gidiyor. Eğer hala çok güçlüyse, o zaman küçük bir porsiyon yiyorum ve kendimi cezalandırmıyorum. Çünkü ceza, ertesi gün daha büyük bir isyanla geri dönüyor.
Sonuç olarak, bu yöntem sihirli bir değnek değil. Ama otomatik pilotta verdiğim kararları alıp, onları bilinçli seçimlere dönüştürmeme yardım etti. Kendimle yaptığım bu nazik ama net konuşmalar, "yarın" tuzağına düşmemi büyük ölçüde azalttı.
Peki ya siz? Siz de bu tarz iç konuşmalar yapıyor musunuz? "Yarın başlarım" döngüsünden kurtulmak için sizin özel bir yönteminiz var mı? Paylaşırsanız çok sevinirim!