Arkadaşlar, bu sezon izlediğim en çıldırtıcı, en plansız, en taktikten yoksun manzaralardan biri. Bülent Uygun yönetimindeki takım sahaya çıkıyor ve sanki antrenmanda hiçbir şey konuşulmamış gibi, herkes kendi bildiğini okuyor. Bu kadar plansızlık, bu kadar dağınıklık olmaz, olamaz!
Taktik Tahta mı, Serbest Stil mi?
Maçı izlerken kendimi bir usta-virtüöz şovunda değil, mahalle maçında sanıyorum. Hücumda kim nereye koşacak, savunma hangi presi uygulayacak, orta saha hangi alanı kapatacak? Bunların hiçbirinin cevabı yok. Sanki hocanın tek taktiği "Çocuklar, gidin işinizi yapın!" Herkes kafasına estiği gibi hareket ediyor. Rakip takımın en ufak bir taktik değişikliğinde, bizimkiler sahada akıl tutulması yaşıyor. Plan yok, B planı hiç yok!
Oyuncu Değişiklikleri ve Anlamsız Yer Değiştirmeler
Dakika 60... Biz 1-0 gerideyiz. Hoca oyuncu değiştiriyor. Ama sanki isimleri bir torbadan çekiyor gibi. Gelen oyuncunun sahaya hangi görevle çıktığı belli değil. Bazen sol bek oyuncusu sağ kanatta, forvet oyuncusu orta sahada görüyorum. Bu neyin kafası ya? Adamların mevkileri, nitelikleri hiçe sayılıyor. Bu değişikliklerle taktik bir mesaj verilmiyor, sadece "bir şeyler yapıyorum" görüntüsü veriliyor.
Rakip Analizi mi? O da Ne?
Rakibin zayıf halkasını zorlamak, güçlü yanını bloke etmek gibi kavramlar bizim taktik defterimizde (varsa tabii!) yazmıyor. Her maç aynı kurgu: Topu ileriye at, umutla bekleye dur. Rakip ne yaparsa yapsın, bizim tepki verme şeklimiz değişmiyor. Bu kadar statik ve tahmin edilebilir bir oyun anlayışıyla bu ligde bir yere varmak mümkün değil. Rakip teknik adamlar bizi 10 dakikada çözüyor.
Sonuç: Sahada 11 Başıboş Kovboy
Net söylüyorum: Bu takımın bir oyun modeli yok. Sahada 11 bireysel yetenek var ve bunların nasıl bir bütün olacağına dair en ufak bir fikir yok. Bu durum, oyuncuların da kafasını karıştırıyor, güvenlerini zedeliyor. Kimse üzerine düşen sorumluluğu bilmiyor. Bu iş böyle yürümez!
Bu kadar plansızlık, bu kadar taktik anarşi kabul edilemez. Ya bu işi ciddiye alan, defteri-kalemli, tahtalı bir anlayış gelmeli, ya da bu şov devam ederken seyirciler olarak biz çıldıracağız. Siz ne düşünüyorsunuz? Ben mi abartıyorum, yoksa sahada gerçekten bir "taktik kara delik" mi var?
Maçı izlerken kendimi bir usta-virtüöz şovunda değil, mahalle maçında sanıyorum. Hücumda kim nereye koşacak, savunma hangi presi uygulayacak, orta saha hangi alanı kapatacak? Bunların hiçbirinin cevabı yok. Sanki hocanın tek taktiği "Çocuklar, gidin işinizi yapın!" Herkes kafasına estiği gibi hareket ediyor. Rakip takımın en ufak bir taktik değişikliğinde, bizimkiler sahada akıl tutulması yaşıyor. Plan yok, B planı hiç yok!
Dakika 60... Biz 1-0 gerideyiz. Hoca oyuncu değiştiriyor. Ama sanki isimleri bir torbadan çekiyor gibi. Gelen oyuncunun sahaya hangi görevle çıktığı belli değil. Bazen sol bek oyuncusu sağ kanatta, forvet oyuncusu orta sahada görüyorum. Bu neyin kafası ya? Adamların mevkileri, nitelikleri hiçe sayılıyor. Bu değişikliklerle taktik bir mesaj verilmiyor, sadece "bir şeyler yapıyorum" görüntüsü veriliyor.
Rakibin zayıf halkasını zorlamak, güçlü yanını bloke etmek gibi kavramlar bizim taktik defterimizde (varsa tabii!) yazmıyor. Her maç aynı kurgu: Topu ileriye at, umutla bekleye dur. Rakip ne yaparsa yapsın, bizim tepki verme şeklimiz değişmiyor. Bu kadar statik ve tahmin edilebilir bir oyun anlayışıyla bu ligde bir yere varmak mümkün değil. Rakip teknik adamlar bizi 10 dakikada çözüyor.
Net söylüyorum: Bu takımın bir oyun modeli yok. Sahada 11 bireysel yetenek var ve bunların nasıl bir bütün olacağına dair en ufak bir fikir yok. Bu durum, oyuncuların da kafasını karıştırıyor, güvenlerini zedeliyor. Kimse üzerine düşen sorumluluğu bilmiyor. Bu iş böyle yürümez!
Bu kadar plansızlık, bu kadar taktik anarşi kabul edilemez. Ya bu işi ciddiye alan, defteri-kalemli, tahtalı bir anlayış gelmeli, ya da bu şov devam ederken seyirciler olarak biz çıldıracağız. Siz ne düşünüyorsunuz? Ben mi abartıyorum, yoksa sahada gerçekten bir "taktik kara delik" mi var?