| Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen çalışmalar kapsamında oluşturulan merkez, COP31 yolunda tüm paydaşlar için dijital bir koordinasyon üssü olarak konumlanıyor. Sıfır Atık Hareketi Kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı olan Erdoğan, platformu sürdürülebilir dönüşüme ivme kazandıracak bir araç olarak nitelendiriyor. Söz konusu dijital merkez, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve vatandaşların görüşlerini ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlıyor. Platform, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’de düzenlenecek zirve öncesinde önemli bir iletişim kanalı görevi görecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, platform aracılığıyla 197 ülkeden talep ve örneklerin toplandığını belirtti. Ağırbaş, toplanan fikir ve önerilerin COP31’de masaya sunulacağını ifade etti. Ağırbaş, COP31 sürecinde alınacak kararların toplumda karşılık bulmasının önemine de değindi. “Alınan kararların toplumların gerçekliğiyle bağdaşması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulunan Ağırbaş, platformun bu uyumu sağlamada kritik bir rol oynayacağını vurguladı. COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi’nin internet sitesi üzerinden yer alan “Fikrini Paylaş” bölümü aracılığıyla katılımcılar, uzmanlık alanlarına göre görüş ve projelerini detaylı şekilde iletebiliyor. Başvurularda fikirlerin tematik odağı, iklim gündemiyle uyumu ve hedef kitlesi gibi başlıklarda kapsamlı bilgiler talep ediliyor. Değerlendirme sürecinde, sunulan projelerin ölçeklenebilirliği, yaygınlaştırılabilirliği ve hazırlık seviyesi gibi kriterler de dikkate alınıyor. Platform, bu sayede pratik ve uygulanabilir çözüm önerilerinin öne çıkmasını hedefliyor. Platformda ayrıca bir “Paydaş Ol” bölümü de bulunuyor. Bu bölüm üzerinden kurumların COP31 Türkiye sürecine katkı sağlaması amaçlanıyor. Kuruluşlar, ulusal ve uluslararası deneyimlerini paylaşarak Birleşmiş Milletler öncelikleri doğrultusunda ortaklıklar geliştirebiliyor. Platform aracılığıyla paydaşlar, ulusal pavilyonlar, yan etkinlikler, tematik programlar, politika diyaloğu ve pilot projeler gibi çok çeşitli başlıklarda katkı sunma imkanına sahip oluyor. Kapasite geliştirme faaliyetleri ve uluslararası ortaklıklar da platformun kapsadığı diğer önemli alanlar arasında yer alıyor. Bu dijital merkez, 2026 yılındaki büyük zirve öncesinde, iklim eylemine yönelik küresel ve kapsayıcı bir diyaloğun zeminini hazırlamayı taahhüt ediyor. Sürece dahil olmak isteyen tüm aktörler için resmi bir dijital katılım kanalı artık faaliyette. Sizce bu tür dijital katılım platformları, küresel iklim müzakerelerinde karar alma süreçlerini daha şeffaf ve kapsayıcı hale getirebilir mi? |
|