| Erdoğan, "Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, dünyada yaşanan vahşete rağmen bazı konuların ön plana çıkarılmasını eleştirdi. Bazı ülkelerin zulmü ve soykırımı görmezden geldiğini, bazılarının ise İsrail gibi soykırımcılara destek verdiğini savundu. Ayrıca, aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli Suriyeli çocuğun dramının yeterince gündeme gelmediğini belirtti. "Vicdan tutulmasına uğramış böyle bir dünyada Türkiye olarak insanlığın vicdanı olması mücadelesini hep birlikte veriyoruz" diyen Erdoğan, bu can bu tende olduğu sürece mazlumların yanında durulacağını, zulme rıza gösterilmeyeceğini vurguladı. Coğrafyadaki zulümlere, bir avuç vicdan ve cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında tepki gösteren neredeyse çıkmadığını ifade etti. Erdoğan, birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem elleri kırabileceğimizi söyledi. "Hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz" açıklamasını yaptı. Bu süreçte, hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunulduğunu ekledi. Erdoğan, "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzak tutmak birinci önceliğimizdir" dedi. Vatandaşlardan, İran'a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik kökenli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmalarını istedi. Son olarak, "İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla, gözyaşıyla, çatışmalarla, savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor" diyerek sözlerini tamamladı. Sizce uluslararası toplumun vicdani müdahalesi, bölgesel çatışmaları durdurmakta yeterli bir rol oynuyor mu? |
|