Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍DEM Parti heyeti, 27 Mart tarihinde İmralı Adası'nda PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye Pervin Buldan, Mit...

Açıklamada, çözüm yolunun müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir konu olduğu ortaya konulduğu belirtildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçteki tarihi görevine işaret edilirken, komisyon raporu sonrası çalışmaların kapsayıcı bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Heyetin değerlendirmelerinde, tarihsel fırsatların kaçırılmaması için diyalog kanallarının açık tutulması ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiği ortak bir görüş olarak öne çıktığı aktarıldı. Demokratik toplumun, Türkiye'de yaşayan tüm halklar ve inançlar için geleceğin güvencesi olduğu bir kez daha vurgulandı.

Açıklamada, İmralı'dan gelen sürece ilişkin mesajlara da yer verildi. Mesajda, çözülmeye çalışılan büyük soruna dar yaklaşılmaması gerektiği, çünkü Orta Doğu üzerinde derin hegemonik planlar olduğu ifade edildi. Suriye'deki sancılı durumlara değinilirken, şimdi de İran savaşı gündeminde olduğu kaydedildi.

İran savaşında üç çizginin ortaya çıktığı belirtilen mesajda, bunlar; ABD-İsrail çizgisi, İngiltere’nin başını çektiği statükoyu korumaya dönük çizgi ve geliştirilen barış ile demokratik toplum süreci çizgisi olarak sıralandı. İran'daki gelişmelerin, Türkiye'de yürütülen sürecin haklılığını ve önemini bir kez daha ortaya koyduğu iddia edildi.

Mesajda, "Anadolu-Mezopotamya eksenli bir çözüm" esas alındığı ve bu ilişkinin derin tarihsel köklere sahip olduğu belirtildi. Tarihin ilk büyük barış anlaşması olan Hititler ile Mısırlılar arasındaki Kadeş Antlaşması örnek gösterilerek, Anadolu'nun güvenliğinin Orta Doğu'dan ve Mezopotamya'dan geçtiği savunuldu.

"Bizim Cumhuriyet ile bir sorunumuz yoktur. Asıl mesele Cumhuriyet'in demokratik olmamasıdır" denilen mesajda, demokrasinin Cumhuriyet'i güçlendirecek yegane çözüm olduğu ileri sürüldü. Toplumsal tarihteki yanlışlıkların dile getirilmesinin yadırganmaması gerektiği ifade edildi.

"27 Şubat çağrımda da ifade ettiğim gibi silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir" denilen açıklamada, yaşanan sürecin demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş süreci olduğu vurgulandı. Bu sürecin başarıya ulaşması halinde Cumhuriyet'in güçleneceği iddia edildi.

Kürtlerin devletle ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk anlayışı geliştirilmesi gerektiği belirtilen mesajda, devletin de yıkıcı bir faaliyet olmadığını görmesi gerektiği kaydedildi. Cumhuriyet’e katılımın; kimliğiyle, ifade özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğü ile olması gerektiği ifade edildi.

Son olarak, sürece ilişkin fikirlerin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşmanın önemli görüldüğü belirtildi. Demokratik entegrasyon çözümünün toplum temelli bir yaklaşımı esas aldığı ve bunun da toplumsal yapıların bütünsel demokratikleşmesini gerektirdiği vurgulandı.

Sizce demokratik entegrasyon ve toplum temelli çözüm yaklaşımları, kalıcı bir barış süreci için yeterli bir zemin oluşturabilir mi?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri