Yapılan yazılı açıklamada, İsrailli bir bakan tarafından gerçekleştirilen baskının kınandığı belirtildi. Münhasıran Müslümanlara ait kutsal bir mekan olan Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki kimliğini hedef alan eylemlerin provokasyon olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ibadetine açılmasının ve Doğu Kudüs’teki kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılmasının sağlanmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.
Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan açıklamaya göre, İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’nın batı duvarındaki Meğaribe Kapısı’ndan sahaya girdi. Söz konusu baskına ilişkin daha fazla detay paylaşılmadı.
İsrail makamları, güvenlik durumlarını gerekçe göstererek 38 gündür Mescid-i Aksa’yı kapalı tutmaya devam ediyor. İbadethane, ABD ortaklığında İran’a 28 Şubat’ta başlatılan saldırılarla eş zamanlı olarak tamamen kapatılmıştı.
Kapatıldığından bu yana Mescid-i Aksa’da yalnızca cami görevlileri ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli namaz kılabiliyor. Diğer Filistinliler ise namazlarını kentteki küçük camilerde eda etmek zorunda kalıyor.
İsrail ayrıca, Hristiyan dünyası için en önemli dini yerlerden biri olan Kudüs’teki Kıyamet Kilisesi’ni de kapattı. İsrail hükümeti, olağanüstü hal uygulamasını nisan ayının ortasına kadar uzatma kararı almıştı ancak Mescid-i Aksa’nın bu süre boyunca kapalı kalıp kalmayacağına dair bir açıklama yapmamıştı.
Sizce uluslararası toplumun bu tür kutsal mekan ihlallerine karşı daha etkin bir tutum alması gerekir mi?
Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ibadetine açılmasının ve Doğu Kudüs’teki kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılmasının sağlanmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.
Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan açıklamaya göre, İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’nın batı duvarındaki Meğaribe Kapısı’ndan sahaya girdi. Söz konusu baskına ilişkin daha fazla detay paylaşılmadı.
İsrail makamları, güvenlik durumlarını gerekçe göstererek 38 gündür Mescid-i Aksa’yı kapalı tutmaya devam ediyor. İbadethane, ABD ortaklığında İran’a 28 Şubat’ta başlatılan saldırılarla eş zamanlı olarak tamamen kapatılmıştı.
Kapatıldığından bu yana Mescid-i Aksa’da yalnızca cami görevlileri ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli namaz kılabiliyor. Diğer Filistinliler ise namazlarını kentteki küçük camilerde eda etmek zorunda kalıyor.
İsrail ayrıca, Hristiyan dünyası için en önemli dini yerlerden biri olan Kudüs’teki Kıyamet Kilisesi’ni de kapattı. İsrail hükümeti, olağanüstü hal uygulamasını nisan ayının ortasına kadar uzatma kararı almıştı ancak Mescid-i Aksa’nın bu süre boyunca kapalı kalıp kalmayacağına dair bir açıklama yapmamıştı.
Sizce uluslararası toplumun bu tür kutsal mekan ihlallerine karşı daha etkin bir tutum alması gerekir mi?