Geçen hafta sonu telefonu tamamen kapatıp, şehrin o meşhur gürültü ve koşturmacasından uzaklaşmak için küçük bir doğa yürüyüşüne çıktım. Dönüşte fark ettim ki, o kadar sakin ve dingindim ki, kendimi bile şaşırdım. Bu deneyim, doğanın bize sunduğu şifanın ne kadar somut olduğunu bir kez daha gösterdi bana. Siz de benzer şeyler hissediyor musunuz?
Şehir Gürültüsü ve Sürekli "Açık" Olma Hali
Şehirde yaşarken farkında olmadan maruz kaldığımız ses kirliliği -trafik, inşaat, kalabalık- ve sürekli bir şeylerle meşgul olma, ulaşılabilir olma baskısı, sinir sistemimi sürekli tetikte tutuyordu. Akşamları yorgun ama gergin uyuyordum. Sosyal medya bildirimleri, e-postalar, bitmeyen "yapılacaklar listesi"... Hepsi zihnimi sürekli meşgul ediyordu. Bu durumun farkına varmak bile ilk adımdı aslında.
Doğada "Reset" Atma Anı
Orman yoluna adımımı attığım anda, kulaklarıma çalınan tek şey rüzgarın sesi, kuş cıvıltıları ve yaprakların hışırtısı oldu. Telefon çekmediği için (önce biraz paniklesem de) zihnimdeki o "online" olma ışığı söndü. Sadece yürüdüm ve etrafı gözlemledim. Nefes alışverişim yavaşladı, omuzlarımdaki gerginlik azaldı. Kendi kendime düşündüm: "Burada 'yapmam' gereken hiçbir şey yok."
Dramatik Düşüş Dedikleri...
Bu kaçamaktan döndükten sonraki iki gün, stres seviyemde gerçekten gözle görülür bir düşüş hissettim. Sabahları daha dinç uyanıyordum, işteki küçük sıkıntılar beni eskisi kadar germedi. Daha sabırlı ve odaklanmış hissettim. Sanırım doğa, bize kronik stresi tetikleyen yapay uyaranları kaldırarak, sinir sistemimizin kendini onarmasına ve dengelemesine izin veriyor. Bu bir hafta sonu tatili değil, düzenli küçük "dozlar" halinde bile işe yarıyor olabilir.
Deneyip İşe Yaradığını Gördüğüm Küçük Taktikler
Artık haftada bir, hatta iki kez, en az 45 dakika telefonumu sessize alıp (mümkünse bırakıp) en yakın parka veya ormanlık alana gitmeye çalışıyorum. Sadece yürüyorum. Bazen bir ağaca dokunup, toprağı hissediyorum. Derin nefes alıyorum. Bu küçük molalar, tüm haftanın yükünü taşımamı çok daha kolaylaştırıyor. Başta "vakit kaybı" gibi gelse de, aslında verimliliğime ve ruh halime yaptığı yatırım paha biçilemez.
Sonuç olarak, doğada geçirilen zaman bana reçetesiz, yan etkisiz ve bedava bir terapi gibi gelmeye başladı. Modern hayatın getirdiği zorunluluklardan uzaklaşıp, biraz da olsa ilkel halimize dönmek, ruh sağlığım için şu ana kadar keşfettiğim en etkili yöntemlerden biri.
Peki siz, şehir gürültüsünden ve dijital dünyadan uzaklaşmak için neler yapıyorsunuz? Hafta sonu bir doğa kaçamağı sonrası siz de benzer bir rahatlama hissediyor musunuz?
Şehirde yaşarken farkında olmadan maruz kaldığımız ses kirliliği -trafik, inşaat, kalabalık- ve sürekli bir şeylerle meşgul olma, ulaşılabilir olma baskısı, sinir sistemimi sürekli tetikte tutuyordu. Akşamları yorgun ama gergin uyuyordum. Sosyal medya bildirimleri, e-postalar, bitmeyen "yapılacaklar listesi"... Hepsi zihnimi sürekli meşgul ediyordu. Bu durumun farkına varmak bile ilk adımdı aslında.
Orman yoluna adımımı attığım anda, kulaklarıma çalınan tek şey rüzgarın sesi, kuş cıvıltıları ve yaprakların hışırtısı oldu. Telefon çekmediği için (önce biraz paniklesem de) zihnimdeki o "online" olma ışığı söndü. Sadece yürüdüm ve etrafı gözlemledim. Nefes alışverişim yavaşladı, omuzlarımdaki gerginlik azaldı. Kendi kendime düşündüm: "Burada 'yapmam' gereken hiçbir şey yok."
Bu kaçamaktan döndükten sonraki iki gün, stres seviyemde gerçekten gözle görülür bir düşüş hissettim. Sabahları daha dinç uyanıyordum, işteki küçük sıkıntılar beni eskisi kadar germedi. Daha sabırlı ve odaklanmış hissettim. Sanırım doğa, bize kronik stresi tetikleyen yapay uyaranları kaldırarak, sinir sistemimizin kendini onarmasına ve dengelemesine izin veriyor. Bu bir hafta sonu tatili değil, düzenli küçük "dozlar" halinde bile işe yarıyor olabilir.
Artık haftada bir, hatta iki kez, en az 45 dakika telefonumu sessize alıp (mümkünse bırakıp) en yakın parka veya ormanlık alana gitmeye çalışıyorum. Sadece yürüyorum. Bazen bir ağaca dokunup, toprağı hissediyorum. Derin nefes alıyorum. Bu küçük molalar, tüm haftanın yükünü taşımamı çok daha kolaylaştırıyor. Başta "vakit kaybı" gibi gelse de, aslında verimliliğime ve ruh halime yaptığı yatırım paha biçilemez.
Sonuç olarak, doğada geçirilen zaman bana reçetesiz, yan etkisiz ve bedava bir terapi gibi gelmeye başladı. Modern hayatın getirdiği zorunluluklardan uzaklaşıp, biraz da olsa ilkel halimize dönmek, ruh sağlığım için şu ana kadar keşfettiğim en etkili yöntemlerden biri.
Peki siz, şehir gürültüsünden ve dijital dünyadan uzaklaşmak için neler yapıyorsunuz? Hafta sonu bir doğa kaçamağı sonrası siz de benzer bir rahatlama hissediyor musunuz?