Orta Doğu’da yaşanan gerilim ve savaşın, küresel etkileri olan büyük bir kriz olduğunu vurgulayan Bayraktar, dünyanın pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi birçok krizden geçtiğini hatırlattı.
Ancak mevcut krizin daha uzun sürmesi halinde etkilerinin çok daha büyük olabileceğine dikkat çeken Bakan, umudunun krizin kısa sürede sona ermesi ve etkilerinin az olması yönünde olduğunu ifade etti.
Bayraktar, krizin yıl sonuna kadar sürmesinin, tüm küresel ekonomiyi etkileyecek boyuta ulaşabileceğini kaydetti. Krizin merkezinde enerjinin bulunduğunu ve bunun dünya ekonomisini küresel ölçekte etkileyebileceğini söyledi.
Türkiye açısından ise enerji arz güvenliği anlamında bir sorun görünmediğini belirten Bayraktar, uygulanan çeşitlendirme politikalarının ülkeyi güvenli limanda tuttuğunun altını çizdi.
Konuşmasında petrol piyasalarına da değinen Bakan, petrol satan ülkelerin pandemide talep eksikliği yaşadığını, şimdiki temel sorunun ise arz tarafında olduğunu aktardı.
Petrol ve enerji tedarik güzergahında, özellikle Hürmüz Boğazı nedeniyle yaşanan sıkıntılara işaret eden Bayraktar, Türkiye’nin bu bölgeye bağımlılığının en düşük seviyede olduğunu vurguladı.
Toplam enerji tedarikinin sadece yüzde 10’unun söz konusu bölgeden sağlandığını ve bunun yönetilebilir bir seviye olduğunu sözlerine ekledi.
Sizce küresel enerji krizlerine karşı ülkelerin en etkili tedbiri kaynak çeşitlendirmesi midir?