Kent, "Bu akşam iki haftalık bir ateşkes konusunda ABD ile İranlılar arasında prensipte anlaşmaya varıldığı yönünde çok iyi bir haber var." dedi. İranlıların bu anlaşmayı henüz resmen kabul edip etmediğinin doğrulanmadığını, ancak kabul etmelerini umduğunu ifade etti.
Eski direktör, "İsraillilerin bu iki haftalık ateşkesi ya da İranlılarla sağlamaya çalıştığımız kalıcı barışı sabote etmemesini sağlamak kesinlikle hayati önem taşıyor." şeklinde konuştu. Kent, bu süreçte Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının eşiğinde olunduğunu ve bunun küresel enerji arzı ile ticareti canlandırabileceğini belirtti.
Joe Kent, İsrail'in ateşkes konusunda tutarlı bir tavır sergilemediğini öne sürdü. "En son ihtiyacımız olan şey, İsraillilerin geçmiş müzakerelerde yaptıkları gibi müzakerecileri hedef almaları ya da çatışmayı tırmandıracak bir dizi saldırı gerçekleştirmeleridir." ifadelerini kullandı.
Bu riski önlemek için ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri desteğin bazı unsurlarını geri çekmeye başlaması gerektiğini savundu. Kent'e göre bu adım, İsrail'i dizginlemek ve bölgedeki gerilimi düşürmek için gerekli bir hamle olarak görülüyor.
"Onlardan yeterince geri adım attırmalıyız ki saldırı konumuna geçemesinler; sağladığımız ve kendi imkânlarıyla sahip oldukları tüm askerî kapasiteyi İran içindeki saldırı operasyonları için değil, ülkelerini savunmak için kullansınlar." diyen Kent, bu yaklaşımın son derece kritik olduğunun altını çizdi.
Kent, İsrail'in ateşkese dair verdiği sözlere güvenmenin yeterli olmayacağını, çünkü bu tür anlaşmalara uyma konusunda kötü bir sicile sahip olduklarını iddia etti. Ayrıca, İsrail'in ABD'den farklı stratejik hedefleri olabileceğini de akılda tutmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Sizce uluslararası bir ateşkes anlaşmasında taraflardan birinin geçmiş tutumu, güven oluşturmak için yeterli bir kriter midir?
Eski direktör, "İsraillilerin bu iki haftalık ateşkesi ya da İranlılarla sağlamaya çalıştığımız kalıcı barışı sabote etmemesini sağlamak kesinlikle hayati önem taşıyor." şeklinde konuştu. Kent, bu süreçte Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının eşiğinde olunduğunu ve bunun küresel enerji arzı ile ticareti canlandırabileceğini belirtti.
Joe Kent, İsrail'in ateşkes konusunda tutarlı bir tavır sergilemediğini öne sürdü. "En son ihtiyacımız olan şey, İsraillilerin geçmiş müzakerelerde yaptıkları gibi müzakerecileri hedef almaları ya da çatışmayı tırmandıracak bir dizi saldırı gerçekleştirmeleridir." ifadelerini kullandı.
Bu riski önlemek için ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri desteğin bazı unsurlarını geri çekmeye başlaması gerektiğini savundu. Kent'e göre bu adım, İsrail'i dizginlemek ve bölgedeki gerilimi düşürmek için gerekli bir hamle olarak görülüyor.
"Onlardan yeterince geri adım attırmalıyız ki saldırı konumuna geçemesinler; sağladığımız ve kendi imkânlarıyla sahip oldukları tüm askerî kapasiteyi İran içindeki saldırı operasyonları için değil, ülkelerini savunmak için kullansınlar." diyen Kent, bu yaklaşımın son derece kritik olduğunun altını çizdi.
Kent, İsrail'in ateşkese dair verdiği sözlere güvenmenin yeterli olmayacağını, çünkü bu tür anlaşmalara uyma konusunda kötü bir sicile sahip olduklarını iddia etti. Ayrıca, İsrail'in ABD'den farklı stratejik hedefleri olabileceğini de akılda tutmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Sizce uluslararası bir ateşkes anlaşmasında taraflardan birinin geçmiş tutumu, güven oluşturmak için yeterli bir kriter midir?