Fırlatma, SpaceX’in Transporter-16 görevi kapsamında gerçekleştirildi. FGN-100-D3, fırlatmadan yaklaşık 66 dakika sonra, TSİ 15.08’de fırlatma aracından başarıyla ayrıldı ve 500–520 km irtifadaki hedef yörüngesine yerleşti. Bu yeni uydu, Fergani tarafından daha önce fırlatılan uydulara kıyasla barındırdığı teknolojik yenilikler ile önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Uyduda, şirket bünyesinde tamamen milli olarak geliştirilen kritik bileşenler kullanıldı. Bu bileşenler arasında tepki tekeri, manyetik tork çubuğu, manyetometre, IMU ve GNSS alıcısı gibi sistemler yer alıyor. Ayrıca uydu bünyesinde, ileri görevler için yapay zekâ destekli bir bilgisayar da bulunuyor. Fergani mühendisleri tarafından geliştirilen bu milli sistemler ve aviyonik ekipmanların uzayda doğrulanması, Türkiye'nin uzay teknolojilerindeki tam bağımsızlığı açısından büyük önem taşıyor. Bu adım, söz konusu teknolojilere uzay tarihçesi kazandırılması anlamına geliyor. Fergani Uzay, 2025 yılının başından bu yana uzayda ardı ardına önemli başarılara imza atıyor ve uzaydaki rolünü pekiştirmeye devam ediyor. Şirketin uzay serüveni, Ocak 2025'te serinin ilk uydusu FGN-100-D1'in fırlatılmasıyla başlamıştı. Ardından, 2 Kasım 2025 tarihinde, Türkiye’nin en büyük özel sektör uydusu unvanına sahip 104 kg ağırlığındaki FGN-100-D2 yörüngedeki yerini almıştı. Bu süreci, 28 Kasım 2025 tarihinde gerçekleşen önemli bir fırlatma daha takip etti. Söz konusu tarihte, üzerinde 10 kg ağırlığında FRG-10D1 küp uydusunu taşıyan dünyanın ilk hibrit itki sistem bazlı Yörünge Transfer Aracı (FGN-TUG-S01) uzaya gönderildi. Yenilikçi hibrit motor teknolojisi ve uzayda gerçekleştirilen ilk ateşlemeyle bu milli araç, uzay içi lojistik kabiliyeti için önemli bir adım oldu. Fergani Uzay, önümüzdeki 5 yıl içerisinde 100’den fazla uydudan oluşacak Uluğ Bey Küresel Konumlama Sistemi’ni tamamen öz kaynaklarıyla tamamlamayı hedefliyor. Bu kapsamlı proje bir konstelasyon olarak planlanıyor. Bu konstelasyon projesi hayata geçtiğinde, Türkiye kendi bağımsız navigasyon ve haberleşme ağına sahip olacak. Bu kritik yetkinlik, dost ve kardeş coğrafyalarla da paylaşılabilecek. Bir yandan takım uydular tamamlanırken, diğer yandan milli fırlatma aracının geliştirme çalışmaları da kararlılıkla sürdürülüyor. Türkiye'nin uzay teknolojileri alanındaki bu hızlı gelişimi sizce ülkenin küresel uzay yarışındaki konumunu nasıl etkileyecek? |
|