Dedesi Fidel Castro’nun kapitalizme karşı verdiği mücadeleye rağmen, Sandro Castro kendisini farklı bir noktada konumlandırıyor. “Dedem de herkes gibi prensipleri olan bir insandı; ancak diğer görüşlere de saygı duyardı” dedi.
Kendi ekonomik bakış açısını net bir şekilde ortaya koyan Castro, Küba’da kapitalist düşüncenin yaygın olduğuna dikkat çekti. “Küba'da kapitalist düşünce yapısına sahip çok sayıda insan var. Burada, egemenlikten ödün vermeden kapitalizme geçmek isteyen pek çok kişi bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Sandro Castro, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın tehditkâr söylemlerine mesafeli yaklaşsa da, ekonominin açılması yönündeki çağrılara destek verdi. “Eğer bana kalsa Başkan Trump ile bir anlaşmayı memnuniyetle karşılarım” şeklinde konuştu.
Küba’da ABD’nin petrol ablukası ve bozulan santraller nedeniyle başkent Havana sık sık karanlığa gömülüyor. Sandro Castro’nun dairesi jeneratörle aydınlatılsa da, temel ihtiyaçlara erişim ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Castro, “Küba'da dediğimiz gibi; mücadele etmek zorundayız. Çok zor, hem de çok zor” dedi.
Günlük yaşamın zorluklarını ise şu sözlerle anlattı: “Çünkü binlerce sorunla boğuşuyorsunuz. Gün geliyor elektrik olmuyor, su kesiliyor; temel ihtiyaç maddeleri gelmiyor. Çok zor, gerçekten çok zor.”
Soyadının kendisine ayrıcalık sağladığı yönündeki algıyı reddeden Sandro Castro, kendisini diğer vatandaşlardan farklı görmediğini vurguladı. “İsmim benim ismim; mantıken ismimle gurur duyuyorum. Ancak bahsettiğiniz o ayrıcalığı ben görmüyorum. Ben de sadece bir vatandaşım” açıklamasını yaptı.
Küba, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun sert baskısı altında bulunurken, Rubio Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in istifasını talep ediyor. Bu süreçte Sandro Castro da mevcut yönetime yönelik eleştirilerini açıkça dile getirdi. “İyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Bana göre iyi bir iş çıkarmıyor. Uzun zamandır yapması gereken pek çok şey vardı ve bugün bu durum hayatlarımızı mahvediyor” dedi.
Sizce Sandro Castro’nun kapitalizme geçiş ve Trump ile anlaşma yönündeki açıklamaları Küba’nın geleceği için ne ifade ediyor?
Kendi ekonomik bakış açısını net bir şekilde ortaya koyan Castro, Küba’da kapitalist düşüncenin yaygın olduğuna dikkat çekti. “Küba'da kapitalist düşünce yapısına sahip çok sayıda insan var. Burada, egemenlikten ödün vermeden kapitalizme geçmek isteyen pek çok kişi bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Sandro Castro, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın tehditkâr söylemlerine mesafeli yaklaşsa da, ekonominin açılması yönündeki çağrılara destek verdi. “Eğer bana kalsa Başkan Trump ile bir anlaşmayı memnuniyetle karşılarım” şeklinde konuştu.
Küba’da ABD’nin petrol ablukası ve bozulan santraller nedeniyle başkent Havana sık sık karanlığa gömülüyor. Sandro Castro’nun dairesi jeneratörle aydınlatılsa da, temel ihtiyaçlara erişim ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Castro, “Küba'da dediğimiz gibi; mücadele etmek zorundayız. Çok zor, hem de çok zor” dedi.
Günlük yaşamın zorluklarını ise şu sözlerle anlattı: “Çünkü binlerce sorunla boğuşuyorsunuz. Gün geliyor elektrik olmuyor, su kesiliyor; temel ihtiyaç maddeleri gelmiyor. Çok zor, gerçekten çok zor.”
Soyadının kendisine ayrıcalık sağladığı yönündeki algıyı reddeden Sandro Castro, kendisini diğer vatandaşlardan farklı görmediğini vurguladı. “İsmim benim ismim; mantıken ismimle gurur duyuyorum. Ancak bahsettiğiniz o ayrıcalığı ben görmüyorum. Ben de sadece bir vatandaşım” açıklamasını yaptı.
Küba, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun sert baskısı altında bulunurken, Rubio Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in istifasını talep ediyor. Bu süreçte Sandro Castro da mevcut yönetime yönelik eleştirilerini açıkça dile getirdi. “İyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Bana göre iyi bir iş çıkarmıyor. Uzun zamandır yapması gereken pek çok şey vardı ve bugün bu durum hayatlarımızı mahvediyor” dedi.
Sizce Sandro Castro’nun kapitalizme geçiş ve Trump ile anlaşma yönündeki açıklamaları Küba’nın geleceği için ne ifade ediyor?