Son günlerde sosyal medyada birçok kullanıcı, 23 Mart gecesi yaşanan G3 seviyesindeki jeomanyetik fırtınanın ardından uykuya dalmakta zorlandığını ve uyku düzeninin bozulduğunu dile getirirken, bazıları bu durumu bayram sonrası rutin değişimlerine bağladı.
G3 jeomanyetik fırtına, Güneş’te meydana gelen güçlü patlamalar sonrası uzaya saçılan yüklü parçacıkların Dünya’nın manyetik alanıyla etkileşerek oluşturduğu orta şiddette bir uzay hava olayıdır. NOAA’nın (ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi) sınıflandırmasına göre jeomanyetik fırtınalar G1 ile G5 arasında derecelendirilir; burada G3 seviyesi “strong” yani güçlü fırtına olarak kabul edilir.
Bu düzeydeki bir fırtına, Dünya’nın manyetik alanında belirgin dalgalanmalara yol açabilir ve bazı teknolojik sistemleri etkileyebilir. Bir G3 sınıfı jeomanyetik fırtına, elektrik iletim hatlarında gerilim dalgalanmaları oluşturabilecek güçtedir.
Uzun hatlara sahip enerji şebekelerinde kısa süreli arızalar yaşanabilir. Ayrıca GPS doğruluğu geçici olarak düşebilir ve yüksek frekanslı radyo iletişiminde parazitlenmeler görülebilir.
Uyduların konumlandırma ve iletişim sistemlerinde sapmalar olabilir. Bununla birlikte, uydulara ulaşan radyasyon seviyeleri artabilir.
Tıp bilimi bu etkilerin kişiden kişiye değiştiğini belirtmekle birlikte, G3 seviyesinde bazı kişilerde uykuya dalma güçlüğü, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu ve kalp ritminde hafif düzensizlik hissi gibi şikayetler bildirilebilmektedir.
Bu nedenle 23 Mart gecesi yaşanan G3 jeomanyetik fırtına sonrası uyku bozukluğundan şikayet eden kişiler sosyal medyada dikkat çekmiştir. Ayrıca, G3 seviyesinde auroralar (Kuzey Işıkları), normal sınırların daha güneye kayarak dünya genelinde daha fazla noktadan görülebilir.
Özetle, G3, orta-yüksek güçte, etkileri hissedilebilir fakat küresel düzeyde yıkıcı olmayan bir fırtınadır.
Siz de son günlerde uyku düzeninizde bir değişiklik veya benzeri şikayetler hissettiniz mi?