İsrail’in yoğun ablukası altındaki Gazze Şeridi’ne gönderilen gıda yardımları, sınır kapılarının kapalı tutulması ve zorlu depolama koşulları nedeniyle bir can simidi olmaktan çıkıp ölümcül bir tehlikeye dönüştü. Bölgedeki sığınmacılara ulaşan konservelerin büyük bir kısmının son kullanma tarihinin geçtiği veya güneş altında bozularak tüketilemez hale geldiği bildiriliyor.
Al Jazeera’nin “Gazze’den Sesler” köşesine konuşan sığınmacılar, bu karmaşık ve acı verici insani durumu gözler önüne seriyor. Temel gıda maddeleri olan bakla, nohut ve makarna gibi ürünleri teslim alan Filistinliler, kutuları açtıklarında renkleri değişmiş, kötü kokan ve son kullanma tarihi aylar hatta bazen bir yıl önce dolmuş ürünlerle karşılaşıyor.
Bölgedeki bir sığınmacı durumu şu sözlerle özetliyor: “Açlıktan kırıldığımız için bu yardımlara umutla sarılıyoruz ancak ürünler bozuk çıkıyor. Başka hiçbir alternatifimiz olmadığı için aileler bu zehirli gıdaları tüketmek zorunda kalıyor.” Sınır kapılarında aylarca güneşin altında bekletilen yemeklik yağların ve konservelerin Gazze’ye girmeden önce çürüdüğü belirtiliyor.
Kriz sadece sağlık boyutunda kalmıyor; ekonomik bir açmaza da dönüşüyor. Sığınmacılar tüketemedikleri bu bozuk ürünleri takas etmeye çalışıyor ancak yerel tüccarlar halk sağlığını korumak adına bu malları almayı reddediyor.
Gazze’deki tüccarlar, yardımların ziyan olmasının tek sorumlusunun sınır kapılarını kapalı tutan İsrail olduğunu vurguluyor. Yetkililerin açıklamalarına göre, sadece geçtiğimiz günlerde sınırda bekletildiği için çürüyen tam 4 bin ton dondurulmuş et imha edilmek zorunda kaldı. Kapıların zamanında açılması halinde bu devasa israfın önlenebileceği ifade ediliyor.
Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med), yaşanan bu trajedinin ardından acil bir uyarı yayımladı. Gözlemevi, İsrail’in Gazze’deki sivillere karşı yürüttüğü soykırımın bir parçası olarak “aç bırakmayı” sistematik bir silah olarak kullandığını; gıdanın miktarını, kalitesini ve insani yardımların akışını bilinçli olarak kısıtladığını belirtti.
Boş raflar, fahiş fiyatlar ve bozuk yardımlar arasında sıkışıp kalan Gazze halkı, devam eden yıkıcı kuşatmanın gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Sizce uluslararası toplum, Gazze'deki bu insani krizi durdurmak için daha etkili hangi adımları atmalı?
Al Jazeera’nin “Gazze’den Sesler” köşesine konuşan sığınmacılar, bu karmaşık ve acı verici insani durumu gözler önüne seriyor. Temel gıda maddeleri olan bakla, nohut ve makarna gibi ürünleri teslim alan Filistinliler, kutuları açtıklarında renkleri değişmiş, kötü kokan ve son kullanma tarihi aylar hatta bazen bir yıl önce dolmuş ürünlerle karşılaşıyor.
Bölgedeki bir sığınmacı durumu şu sözlerle özetliyor: “Açlıktan kırıldığımız için bu yardımlara umutla sarılıyoruz ancak ürünler bozuk çıkıyor. Başka hiçbir alternatifimiz olmadığı için aileler bu zehirli gıdaları tüketmek zorunda kalıyor.” Sınır kapılarında aylarca güneşin altında bekletilen yemeklik yağların ve konservelerin Gazze’ye girmeden önce çürüdüğü belirtiliyor.
Kriz sadece sağlık boyutunda kalmıyor; ekonomik bir açmaza da dönüşüyor. Sığınmacılar tüketemedikleri bu bozuk ürünleri takas etmeye çalışıyor ancak yerel tüccarlar halk sağlığını korumak adına bu malları almayı reddediyor.
Gazze’deki tüccarlar, yardımların ziyan olmasının tek sorumlusunun sınır kapılarını kapalı tutan İsrail olduğunu vurguluyor. Yetkililerin açıklamalarına göre, sadece geçtiğimiz günlerde sınırda bekletildiği için çürüyen tam 4 bin ton dondurulmuş et imha edilmek zorunda kaldı. Kapıların zamanında açılması halinde bu devasa israfın önlenebileceği ifade ediliyor.
Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med), yaşanan bu trajedinin ardından acil bir uyarı yayımladı. Gözlemevi, İsrail’in Gazze’deki sivillere karşı yürüttüğü soykırımın bir parçası olarak “aç bırakmayı” sistematik bir silah olarak kullandığını; gıdanın miktarını, kalitesini ve insani yardımların akışını bilinçli olarak kısıtladığını belirtti.
Boş raflar, fahiş fiyatlar ve bozuk yardımlar arasında sıkışıp kalan Gazze halkı, devam eden yıkıcı kuşatmanın gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Sizce uluslararası toplum, Gazze'deki bu insani krizi durdurmak için daha etkili hangi adımları atmalı?