Sertifika takdim törenine Sivil Havacılık Genel Müdürü Kemal Yüksek ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da katıldı. Bakan Uraloğlu, törende yaptığı açıklamada, son yıllardaki bölgesel çatışmaların ve ambargoların bir ülkenin kendi teknolojisini üretmesinin bir zorunluluk olduğunu gösterdiğini ifade etti. Uraloğlu, yerli ve milli üretimin vatan güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve geleceğin teminatı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 24 yılda birçok stratejik alanda yüksek teknolojiye sahip milli ürünlerle dünya çapında bir üretici konumuna gelindiğini belirtti. Savunma sanayinde İHA/SİHA teknolojileri, MİLGEM projesi, TCG Anadolu, TOGG ve TÜRKSAT 6A gibi projelerle önemli başarılar elde edildiğini hatırlatan Uraloğlu, bu başarıların milletin azmi, devletin desteği ve mühendislerin emeğiyle yazıldığını söyledi. TUSAŞ'ın 1973'teki mütevazı başlangıcının bugün KAAN, HÜRJET, ANKA ve ATAK-2 gibi projelerle taçlandığına dikkat çekti. Başlangıçta sivil amaçlı tasarlanan GÖKBEY için 23 Mart 2016'da başlayan sürecin 10 yıl sonra tamamlandığını aktardı. Sertifikasyon sürecinde 600'den fazla teknik toplantı, 180'den fazla sertifikasyon testi ve yaklaşık 18.000 uçuş test noktası gerçekleştirildi. Şubat 2026'da yapılan doğrulama uçuşlarıyla birlikte tüm bu süreç, CS-29 standartları da dahil uluslararası gerekliliklere tam uyumla tamamlandı. Sürecin, Kamusal Dönüşüm Modeli kapsamındaki KDM-ERP Sertifikasyon Modülü ile tamamen dijital, şeffaf ve kanıt bazlı yürütüldüğünü belirten Uraloğlu, bu sayede Türkiye'nin hava aracı sertifikasyonunu uçtan uca dijital platformdan yönetebilen dünyadaki çok sınırlı ülkelerden biri haline geldiğini ifade etti. Bu sertifika ile Türkiye'nin, sivil döner kanatlı hava aracı tasarlayıp, üretip ve kendi ulusal otoritesiyle sertifikalandırabilen seçkin ülkeler arasına katıldığını kaydetti. Artık ABD, Avrupa Birliği, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık ekosistemlerinin yanında Türkiye'nin de bayrağının dikildiğini söyledi. Uraloğlu, bu başarının sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda bir teknolojik egemenlik, milli irade ve bağımsızlık manifestosu olduğunu dile getirdi. Yıllarca dış onaylara mahkum edilen bir ülkenin, kendi helikopterini kendi standartlarıyla dünyaya kabul ettirmesinin büyük bir zafer olduğunu vurguladı. Gökbey'in sadece bir helikopter olmadığını, sivil havacılıkta bağımsızlığın ve sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde millete hizmet edecek milli bir gurur olduğunu belirtti. Bu tarihi başarıda emeği geçen herkesi tebrik etti. Başta Savunma Sanayi Başkanlığı, TUSAŞ ailesi, mühendisler, teknisyenler, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü uzmanları, akademisyenler ve üniversite hocalarını kutladı. Bu eserin hepimizin ortak başarısı olduğunu ve şehitlerin aziz hatıralarına en güzel armağan olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'nin savunma sanayindeki bu ilerleyişi ve kazanılan teknolojik bağımsızlık, sizce ülkemizin küresel arenadaki konumunu nasıl etkileyecek? |
|