Merhaba arkadaşlar! Geçenlerde bir uluslararası sanat dergisi karıştırırken, içimden "Keşke burada daha fazla Türk sanatçımızın işleri de olsa, dünya bunları görse" diye geçirdim. Biz kendi aramızda çok iyi biliyor ve takip ediyoruz ama global ölçekte tanınırlık bazen hak ettikleri seviyede olmayabiliyor. Sizin de aklınıza hemen birkaç isim gelmiştir. Ben birkaçını ve nedenlerini paylaşayım, siz de mutlaka listenizi ekleyin.
Çağdaşın Güçlü Temsilcileri
Bence Burhan Doğançay, dünya çapında çok daha geniş kitlelerce tanınmayı hak eden isimlerin başında geliyor. "Ribbon" serisi ve duygu yüklü şehir duvarı dokümantasyonuyla, aslında küresel bir dil konuşuyor. Müzayedelerde görünürlüğü artsa da, Batı'daki bazı çağdaşlarıyla aynı kefeye konulduğunu pek göremiyoruz. Bir diğer isim, işlerindeki politik ve tarihsel katmanlarla büyüleyen İnci Eviner. Videoları, çizimleri ve enstalasyonları o kadar evrensel ve derin ki, dünyanın herhangi bir büyük çağdaş sanat müzesinde kalıcı olarak sergilenmeyi fazlasıyla hak ediyor.
Disiplinlerarası Sınır Tanımayanlar
Burada aklıma hemen Refik Anadol geliyor. Evet, uluslararası projeleri var ve oldukça tanınıyor, ancak bence onun yaptığı, veri estetiği ve makine öğrenimi alanında bir devrim. Bu nedenle, isminin "dijital sanatın öncüleri" arasında her zaman ilk sıralarda anılması gerektiğini düşünüyorum. Bir de performans ve beden sanatında Kutluğ Ataman var. Filmleri ve enstalasyonlarıyla uluslararası festivallerde ödüller aldı elbette, ancak sanırım işlerinin karmaşıklığı ve gücü, onun daha geniş bir sanat tarihi yazımına dahil edilmesini zorunlu kılıyor.
Geleneği Geleceğe Taşıyanlar
Geleneksel formları çağdaş bir yoruma kavuşturan sanatçılarımız da global izleyiciye ulaşabilir. Örneğin, Merve Dündar'ın minyatür ve hat sanatını güncel anlatılarla buluşturduğu işleri, bu alanda merak uyandırabilecek muazzam bir potansiyele sahip. Benzer şekilde, seramik ve heykel ilişkisini güçlü bir biçimde kuran genç kuşaktan sanatçıların da dünya sahnesinde daha fazla görünür olmasını canı gönülden istiyorum.
Peki ya siz? Sizin "Keşke tüm dünya bu sanatçımızı tanısa" dediğiniz, belki biraz daha gölgede kalmış, unutulmaya yüz tutmuş veya tam tersine yükselen bir yıldız hangisi? Hangi alanda (resim, heykel, dijital sanat, performans vb.) daha fazla temsil edilmeyi hak ettiğimizi düşünüyorsunuz? Liste uzar gider, hadi sohbeti başlatalım!
Bence Burhan Doğançay, dünya çapında çok daha geniş kitlelerce tanınmayı hak eden isimlerin başında geliyor. "Ribbon" serisi ve duygu yüklü şehir duvarı dokümantasyonuyla, aslında küresel bir dil konuşuyor. Müzayedelerde görünürlüğü artsa da, Batı'daki bazı çağdaşlarıyla aynı kefeye konulduğunu pek göremiyoruz. Bir diğer isim, işlerindeki politik ve tarihsel katmanlarla büyüleyen İnci Eviner. Videoları, çizimleri ve enstalasyonları o kadar evrensel ve derin ki, dünyanın herhangi bir büyük çağdaş sanat müzesinde kalıcı olarak sergilenmeyi fazlasıyla hak ediyor.
Burada aklıma hemen Refik Anadol geliyor. Evet, uluslararası projeleri var ve oldukça tanınıyor, ancak bence onun yaptığı, veri estetiği ve makine öğrenimi alanında bir devrim. Bu nedenle, isminin "dijital sanatın öncüleri" arasında her zaman ilk sıralarda anılması gerektiğini düşünüyorum. Bir de performans ve beden sanatında Kutluğ Ataman var. Filmleri ve enstalasyonlarıyla uluslararası festivallerde ödüller aldı elbette, ancak sanırım işlerinin karmaşıklığı ve gücü, onun daha geniş bir sanat tarihi yazımına dahil edilmesini zorunlu kılıyor.
Geleneksel formları çağdaş bir yoruma kavuşturan sanatçılarımız da global izleyiciye ulaşabilir. Örneğin, Merve Dündar'ın minyatür ve hat sanatını güncel anlatılarla buluşturduğu işleri, bu alanda merak uyandırabilecek muazzam bir potansiyele sahip. Benzer şekilde, seramik ve heykel ilişkisini güçlü bir biçimde kuran genç kuşaktan sanatçıların da dünya sahnesinde daha fazla görünür olmasını canı gönülden istiyorum.
Peki ya siz? Sizin "Keşke tüm dünya bu sanatçımızı tanısa" dediğiniz, belki biraz daha gölgede kalmış, unutulmaya yüz tutmuş veya tam tersine yükselen bir yıldız hangisi? Hangi alanda (resim, heykel, dijital sanat, performans vb.) daha fazla temsil edilmeyi hak ettiğimizi düşünüyorsunuz? Liste uzar gider, hadi sohbeti başlatalım!