Bakan Ersoy, gerçekleşen bu önemli görüşmeyi sanal medya hesabından paylaşarak kamuoyu ile duyurdu. Ersoy, paylaşımında Luca Molinari’nin Venedik Bienali’nde ödüle layık görüldüğünü ve otuz yılı aşkın deneyimi bulunduğunu vurguladı.
Açıklamasında, Molinari’nin mimarlık, tasarım ve müzecilik alanlarında uluslararası ölçekte küratöryel çalışmalar yürüttüğünün altını çizdi. Ersoy, “Sergiler, yayın projeleri, müze çalışmaları ve kültürel projeler aracılığıyla tasarım kültürünü geniş kitlelerle buluşturuyor” ifadelerini kullandı ve kendisine nazik ziyareti için teşekkür etti.
Luca Molinari’nin küratörlüğünde, Haydarpaşa Garı’nda Türkiye'nin farklı kıyılarında ve su altındaki arkeolojik alanları ile çok katmanlı tarihi ele alınacak. Sirkeci Garı’nda ise 19. ve 20. yüzyıllarda yaşanan göç hareketlerinin hikayeleri işlenecek. Her iki proje de bu tarihi hikayeleri çağdaş müzecilik teknikleri ile harmanlayacak.
Söz konusu proje, İstanbul’un bu iki ikonik garını kültürel ve toplumsal miras kapsamında korumayı amaçlıyor. Aynı zamanda, kente yeni ve önemli bir kültür-sanat odağı kazandırmayı hedefliyor. Bu adımla, tarihi mekanların uluslararası standartlarda bir kimliğe kavuşturulması planlanıyor.
Sizce Haydarpaşa ve Sirkeci Garı'nın bu dönüşümü, İstanbul'un kültür sanat hayatına nasıl bir katkı sağlayacak?