Özellikle birçok temel üretim ve tedarik merkezini barındıran Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin, küresel ekonomiyi çok derinden etkilediğini vurguladı. Varılan ateşkesin memnuniyet verici olduğunu belirten Şimşek, ancak tedarik zincirindeki kırılmaların savaş öncesi duruma dönmesinin iyimser tahminle aylar alacağını kaydetti.
Küresel enflasyon beklentilerinin yükseldiğini, çünkü maliyetler ve hammadde fiyatları'nın arttığını aktaran Bakan, bu durumu bir petrol şoku olarak tanımladı. Bu şokun birçok ekonomi için büyümenin aşağı yönlü revize edilmesini gerektirdiğini ve hem maliyet hem de büyüme üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söyledi.
Bu dönemde doların güçlenmesinin önemli bir özellik olduğunu belirten Şimşek, büyük resimde şok devam eder ve ateşkes bozulursa, petrol, doğalgaz ve hammadde fiyatları'ndaki yeni yükselişlerin, büyümede düşüş ve enflasyonda yükselişle birlikte küresel bir resesyon riski içerebileceği uyarısında bulundu.
Ateşkesin sürdürülüp nihai bir anlaşmaya varılması durumunda, küresel ekonomideki beklentilerin olumluya dönebileceğini ifade etti. Dün görüldüğü gibi ateşkesin devamının önemli olduğunu ve bunun fiyatlara hızlı yansıdığını dile getirdi.
Gelişmekte olan ülkelerin farklı karakteristiklere sahip olduğuna dikkat çeken Bakan, petrol ithal eden ve petrol ihraç eden ülkelere etkilerin farklı olduğunu, bu krizden nemalanan ülkelerin de bulunduğunu aktardı.
Ortalık yatıştığında, hangi ülkenin makroekonomik politikalarının sağlıklı ve dengelerinin güçlü olduğuna bakılacağını söyledi. Türkiye’de risk fiyatlamasının dün çok çarpıcı şekilde düştüğünü, bu şokun etkilerinin fiyatlandığını ve risk iştahının tekrar dönme ihtimali olduğunu belirtti.
Sağlanan ateşkesin devam etmesi halinde etkilerin geri çevrilemez olmayacağını vurgulayan Şimşek, krizin etkisinin yayılımına ve süresine bağlı olduğunu ifade etti. Etkinin başlangıçta öngörülenden fazla olduğunu ancak 45 günün altında kalmasının değerli olduğunu kaydetti.
Başlangıçta, tarafların açıkladığı hedefler çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu savaşın birkaç hafta sürebileceğini düşündüklerini anlatan Bakan, bir buçuk aya yakın sürede durduğunu söyledi. Öngörülerinin çok dışına çıkmadığını, ancak bir ay civarında süreceğini düşündüklerini belirtti.
Türkiye’nin şokları yönetme kapasitesinin iyi olduğunu ve geçen sene rüştünü ispat ettiğini vurguladı. Geçen seneki savaşın bugünkü kadar etkili olmadığını, ancak onun da etkili olduğunu, ticaret savaşları ve zirai donun da ciddi etkiler yarattığını hatırlattı. Geçen sene uygulanan programın tüm bu şoklara karşı rüştünü ispat ettiğini ifade etti.
Savaşın başladığı günün ertesinde tüm ekipleri toplayarak riskleri ve neler yapılması gerektiğini tartıştıklarını aktaran Bakan Şimşek, şok anlarında ani tepkiler geldiğini ve bu tepkilerin yönetilmesinin Türkiye’ye dışarıdan bakış açısını belirlediğini söyledi. Bu yüzden öncelikle piyasaların işleyişini önceliklendirdiklerini belirtti.
Bu coğrafyadan çok uzaktaki borsalardaki düşüşlere oranla, Türkiye’deki borsanın çok daha dayanıklı çıktığını kaydetti. Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans ortaya koyduğunu ifade etti. Savaşın olduğu bölgede olmalarına ve petrol ithalatçısı olmalarına rağmen etkileri sınırlayabildilerse, bunun proaktif yaklaşımın bir sonucu olduğunu vurguladı.
Öncelikle uyguladıkları bir program ve önemli kazanımları olduğunu belirten Şimşek, eşel mobil sisteminin hizmete alınmasının da neyi önceliklendirdiklerini gösterdiğini söyledi. Benzin ve mazot gibi kalemlerdeki yükselişleri sınırlandırdıklarını, eşel mobil sistemini devreye sokmasalar mazotun 103 TL, benzinin 78 TL olacağını, halbuki fiyatın 64 TL seviyesinde tutulduğunu açıkladı.
Sizce küresel ekonomideki bu belirsizlik ortamında Türkiye'nin ekonomik politikaları yeterince dirençli mi?
Küresel enflasyon beklentilerinin yükseldiğini, çünkü maliyetler ve hammadde fiyatları'nın arttığını aktaran Bakan, bu durumu bir petrol şoku olarak tanımladı. Bu şokun birçok ekonomi için büyümenin aşağı yönlü revize edilmesini gerektirdiğini ve hem maliyet hem de büyüme üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söyledi.
Bu dönemde doların güçlenmesinin önemli bir özellik olduğunu belirten Şimşek, büyük resimde şok devam eder ve ateşkes bozulursa, petrol, doğalgaz ve hammadde fiyatları'ndaki yeni yükselişlerin, büyümede düşüş ve enflasyonda yükselişle birlikte küresel bir resesyon riski içerebileceği uyarısında bulundu.
Ateşkesin sürdürülüp nihai bir anlaşmaya varılması durumunda, küresel ekonomideki beklentilerin olumluya dönebileceğini ifade etti. Dün görüldüğü gibi ateşkesin devamının önemli olduğunu ve bunun fiyatlara hızlı yansıdığını dile getirdi.
Gelişmekte olan ülkelerin farklı karakteristiklere sahip olduğuna dikkat çeken Bakan, petrol ithal eden ve petrol ihraç eden ülkelere etkilerin farklı olduğunu, bu krizden nemalanan ülkelerin de bulunduğunu aktardı.
Ortalık yatıştığında, hangi ülkenin makroekonomik politikalarının sağlıklı ve dengelerinin güçlü olduğuna bakılacağını söyledi. Türkiye’de risk fiyatlamasının dün çok çarpıcı şekilde düştüğünü, bu şokun etkilerinin fiyatlandığını ve risk iştahının tekrar dönme ihtimali olduğunu belirtti.
Sağlanan ateşkesin devam etmesi halinde etkilerin geri çevrilemez olmayacağını vurgulayan Şimşek, krizin etkisinin yayılımına ve süresine bağlı olduğunu ifade etti. Etkinin başlangıçta öngörülenden fazla olduğunu ancak 45 günün altında kalmasının değerli olduğunu kaydetti.
Başlangıçta, tarafların açıkladığı hedefler çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu savaşın birkaç hafta sürebileceğini düşündüklerini anlatan Bakan, bir buçuk aya yakın sürede durduğunu söyledi. Öngörülerinin çok dışına çıkmadığını, ancak bir ay civarında süreceğini düşündüklerini belirtti.
Türkiye’nin şokları yönetme kapasitesinin iyi olduğunu ve geçen sene rüştünü ispat ettiğini vurguladı. Geçen seneki savaşın bugünkü kadar etkili olmadığını, ancak onun da etkili olduğunu, ticaret savaşları ve zirai donun da ciddi etkiler yarattığını hatırlattı. Geçen sene uygulanan programın tüm bu şoklara karşı rüştünü ispat ettiğini ifade etti.
Savaşın başladığı günün ertesinde tüm ekipleri toplayarak riskleri ve neler yapılması gerektiğini tartıştıklarını aktaran Bakan Şimşek, şok anlarında ani tepkiler geldiğini ve bu tepkilerin yönetilmesinin Türkiye’ye dışarıdan bakış açısını belirlediğini söyledi. Bu yüzden öncelikle piyasaların işleyişini önceliklendirdiklerini belirtti.
Bu coğrafyadan çok uzaktaki borsalardaki düşüşlere oranla, Türkiye’deki borsanın çok daha dayanıklı çıktığını kaydetti. Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans ortaya koyduğunu ifade etti. Savaşın olduğu bölgede olmalarına ve petrol ithalatçısı olmalarına rağmen etkileri sınırlayabildilerse, bunun proaktif yaklaşımın bir sonucu olduğunu vurguladı.
Öncelikle uyguladıkları bir program ve önemli kazanımları olduğunu belirten Şimşek, eşel mobil sisteminin hizmete alınmasının da neyi önceliklendirdiklerini gösterdiğini söyledi. Benzin ve mazot gibi kalemlerdeki yükselişleri sınırlandırdıklarını, eşel mobil sistemini devreye sokmasalar mazotun 103 TL, benzinin 78 TL olacağını, halbuki fiyatın 64 TL seviyesinde tutulduğunu açıkladı.
Sizce küresel ekonomideki bu belirsizlik ortamında Türkiye'nin ekonomik politikaları yeterince dirençli mi?