Öte yandan, çeşitli ülkelerin gemi geçişlerini güvence altına almak amacıyla İran ile gizli temaslarda bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimin diplomasi kanalıyla çözülme ihtimalini de işaret ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, IEA üyesi ülkelerin anlaştığı 400 milyon varillik stratejik petrol rezervinin Asya piyasalarına yönlendirilmeye başlandığını duyurdu. Söz konusu karar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri fiilen durdurması sonrası alındı.
Dünya genelinde günlük petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen, günde 20 milyon varil petrolün taşındığı Hürmüz Boğazı’ndaki akışın durma noktasına gelmesi, fiyatlarda sert yükselişlere yol açtı. Bu durum, küresel arz zincirinde ciddi bir darboğaz anlamına geliyor.
IEA üyesi ülkeler, net petrol ithalatlarının en az 90 gününü karşılayacak düzeyde acil durum stoku bulundurmakla yükümlü bulunuyor. Bu rezervler, arz kesintileri karşısında piyasayı dengelemek ve ekonomik işleyişi sürdürmek amacıyla kullanılıyor. Mevcut durumda IEA üyelerinin 1,2 milyar varili aşan acil durum stokuna ek olarak, hükümet yükümlülükleri kapsamında yaklaşık 600 milyon varillik endüstri stoku da bulunuyor.
Petrol fiyatlarını dengelemek amacıyla çeşitli adımlar atılırken, uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi halinde bu önlemlerin fiyatları kalıcı şekilde düşürmekte yetersiz kalabileceği görüşünü dile getiriyor. Krizin süresi, alınan tedbirlerin etkinliğini doğrudan belirleyecek.
Bir diğer önlem olarak, bazı ülkeler artan petrol fiyatlarının iç piyasaya etkisini sınırlamak için fiyat kısıtlamaları ve çalışma sürelerinde düzenlemelere gitti. Türkiye’de ise 5 Mart itibarıyla eşel mobil sistemi yeniden devreye alındı.
ABD ise fiyatlar üzerindeki spekülatif hareketleri sınırlamak amacıyla petrol vadeli işlem piyasalarına müdahale edebileceğini açıkladı. Ancak borsa yöneticileri, bu tür bir adımın piyasa işleyişine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Ayrıca ABD, Rusya’dan petrol tedarik etmek isteyen ülkelere geçici muafiyetler tanıdı. Bu kapsamda Rus petrolünün önemli bir bölümü Çin ve Hindistan’a yönlendirildi. Bu hamle, küresel petrol akışındaki coğrafi yön değişikliğini de gözler önüne seriyor.
Sizce Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözümü için uluslararası toplum daha etkili hangi adımları atabilir?