Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, söz konusu saldırılar ve İran'ın misillemelerinin ardından durma noktasına geldi. Bu kritik su yolundan deniz ticaretinin aksaması, küresel enerji arzına yönelik endişeleri hızla artırırken, petrol ve doğalgaz fiyatlarında keskin yükselişlere yol açtı. Asya ülkeleri, enerji arz güvenliğine yönelik tehdit karşısında acil durum tedbirlerini açıklamaya başladı. Filipinler, yakıt rezervinin 45 gün yeteceğini duyurarak, saldırılardan bu yana "ulusal enerji acil durumu" ilan eden ilk ülke oldu. Tayvan Ekonomi Bakanlığı ise yaklaşık 11 günlük LNG "güvenlik stokuna" sahip olduklarını bildirdi. Bangladeş Petrol Şirketi'nin son raporunda da ülkenin yakıt rezervlerinin sadece 9 ila 14 gün yeteceği bilgisi paylaşıldı. Hükümetler, enerji talebini azaltmak için çeşitli önlemleri devreye sokuyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 9 Mart'ta açıkladığı plan kapsamında devlet dairelerinde haftada dört gün çalışılacağını, okul ve üniversitelerin ise iki hafta süreyle kapatılacağını duyurdu. Bangladeş'te, elektrik ve yakıt tasarrufu amacıyla üniversitelerin Ramazan Bayramı tatili 9 Mart'a çekildi. Endonezya hükümeti, nisandan itibaren okullarda hibrit eğitime ve iş yerlerinde haftada bir gün evden çalışmaya geçilmesini değerlendirdiklerini açıkladı. Vietnam Sanayi ve Ticaret Bakanlığı iş yerlerine uzaktan çalışma modelleri belirleme çağrısı yaparken, Tayland da kamu çalışanlarına evden çalışma ve yurt dışı seyahatlerini askıya alma talimatı verdi. Stokların azalmasıyla birlikte birçok ülke daha kirletici alternatiflere yöneliyor. Bangladeş, çeşitli ülkelerden dizel ithal ederken, Filipinler hükümeti daha düşük kaliteli "Euro 2" sınıfı petrol ürünlerinin satışına izin verdi. Hindistan ise enerji tedarikini çeşitlendirmek amacıyla enerji ithal ettiği ülke sayısını 27'den 41'e çıkardı. Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ile görüşerek, rezervlerden piyasaya koordineli petrol sunulması için hazırlık yapılmasını istedi. Fatih Birol daha önce, 11 Mart'ta, IEA üyesi ülkelerin 400 milyon varil stratejik petrol rezervinin piyasaya sürülmesi konusunda anlaştığını açıklamıştı. Asya ülkelerinin sadece birkaç haftalık stoklarla kalması, "Tam Zamanında" tedarik modelinin kırılganlığını ortaya koydu. Doğalgazı sıvı halde depolamanın yüksek maliyeti nedeniyle birçok ülke, denizdeki tanker trafiğini "yüzen depolar" olarak kullanan bir sisteme güveniyordu. Barış zamanı işleyen bu sistem, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin kesilmesiyle sekteye uğradı. Sürecin başlangıcında, İsrail ve ABD, 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da misilleme olarak, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölge ülkelerinde hedeflere saldırı düzenledi. ABD-İsrail saldırılarında, eski İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. Yaşananlar, bölgesel gerilimi en üst seviyeye taşıdı. Küresel enerji tedarik zincirindeki bu şok dalgasının, dünya ekonomisi üzerindeki uzun vadeli etkileri sizce neler olur? |
|