Çatışmalar öncesinde 70-80 dolar seviyelerinde seyreden petrol fiyatı, gerilimle birlikte 110 dolar bandına tırmanmış durumda. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 3,6 dolar civarında olan motorin fiyatı ortalama 5,5 doları geçti.
Bir yıl öncesine kıyasla yüzde 50'den fazla artan motorin, tarla hazırlığından ürün taşımacılığına kadar üretimin birçok aşamasında kullanılıyor. Bu durum, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerini hem de çiftlik içi operasyon giderlerini yükseltmesine neden oluyor.
Saldırıların başlamasından bu yana, önemli bir bölümü Orta Doğu'da üretilen gübre fiyatı da hızla yükseliyor. Sınırlı LNG tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini de olumsuz etkiliyor.
Çin'in yurt içi arz güvenliğini sağlamak için gübre ihracatına getirdiği kısıtlamaları sıkılaştırması, bahar ekim sezonu dolayısıyla yoğun talebin yaşandığı bu dönemde fiyatların daha da yukarı çıkmasına katkıda bulunuyor. Vadeli işlemlerde, çatışmalar öncesi ton başına 480 dolar civarında olan üre fiyatı 750 doları buldu.
Öte yandan, Fitch Ratings kuruluşu, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat varsayımlarını yaklaşık yüzde 25 yükseltti. Kuruluş, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere dikkat çekiyor.
Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'ndaki bir kapanmanın daha uzun sürmesinin, yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu (AFBF) analizine göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilkbahar ekim sezonuna giriyor. Gübre alımları ve tarla hazırlıklarının halihazırda başlamış olması, girdi fiyatlarındaki ani yükselişin çiftçilerin manevra alanını daralttığını gösteriyor.
Ülke genelindeki çiftçiler, en temel üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya. Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seyretmesi ve birçok emtia fiyatının düşmesi nedeniyle zaten zor durumda olan çiftçiler, gübre fiyatlarındaki oynaklığa daha az maruz kalan ürünlerin ekimine yönelmeyi de değerlendiriyor.
Uzmanlar, sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıklarının, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük bir etki yaratabileceğini ifade ediyor.
Küresel gübre arzında Orta Doğu kritik bir rol oynuyor. AFBF'ye göre, İran, amonyak üretiminin temel ham maddesi olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip.
Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor. Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor.
İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması, riskin yalnızca İran'ın üretimiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması, bir bölgedeki arz kesintilerinin başka yerlerdeki fiyat ve bulunabilirliği doğrudan etkilemesine neden oluyor.
ABD, gübre talebini karşılamak için hem yerli üretime hem de ithalata dayanıyor. İthalat bağımlılığı, potasyumda yaklaşık yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 seviyelerinde seyrediyor.
ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese de, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor. Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi durumunda, küresel arz üzerindeki rekabetin artacağı ve bunun da ABD'li çiftçiler için fiyatları yukarı çekeceği belirtiliyor.
Avrupa Birliği (AB)'nde de tarım sektörü, Orta Doğu'daki gelişmelerden kaynaklanan enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan doğrudan etkilenirken, üye ülkeler çiftçilerine destek sağlamak üzere adımlar atıyor.
AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi için Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğine işaret ediyor. Komisyon ayrıca, ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor.
AB ülkelerinin liderleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri gündeme alıyor.
İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı destekleyecek 877 milyon avroluk kapsamlı bir paket açıkladı. İtalya'da ise çiftçilerin en önemli girdilerinden dizel yakıtta litre başına 25 sent indirim sağlanıyor.
Yunanistan hükümeti tarafından duyurulan yaklaşık 300 milyon avroluk paket kapsamında, çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlanırken, gübre alımlarında yüzde 15'e kadar destek verileceği ifade ediliyor.
Fransa ise daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarını tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sağlayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.
Sizce küresel tarımı bu tür jeopolitik şoklara karşı daha dayanıklı hale getirmek için ne gibi yapısal önlemler alınmalı?