Açıklamada, Bağdat yönetiminin ifadelerinin konuyu çarpıttığı ve kamuoyunu yanıltmayı amaçladığı ileri sürüldü. Bağdat'taki mevcut hükümet'in, Gümrük Verileri Otomasyon Sistemi (ASYCUDA)'yı kurma bahanesiyle ocak ayından bu yana Kürdistan Bölgesi'ne boğucu bir ambargo uyguladığı ve tüccarlara dolar temin edilmesine izin vermediği belirtildi.
Açıklamada, bu tarihten itibaren bölgede hiçbir ticari hareketliliğin yaşanmadığı vurgulandı. Tüm petrol ve doğal gaz sahaları ile rafinelerin ise yasa dışı milisler tarafından hedef alındığı aktarıldı.
Bu saldırıların bir sonucu olarak, bölgedeki petrol ve doğal gaz üretiminin tamamen durduğu ve ihraç edilebilecek petrol ürünü kalmadığı ifade edildi. Açıklamada, Bağdat yönetiminin bu saldırılarla mücadele etmeye hazır olmadığı ve bunları durduracak etkili önlemlerin bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi.
Saldırganların çoğunun Bağdat'tan maaş aldığı, silahlandırıldığı ve finanse edildiği öne sürülürken, Kürt halkının maaşlarının ise sürekli geciktirildiği ve gerekli miktardan daha az gönderildiği iddia edildi.
Açıklamada, IKBY'nin defalarca yapıcı diyalog çağrısında bulunduğu ancak bu çağrıların görmezden gelindiği kaydedildi. Bölgeye anayasaya aykırı bir gündem dayatılmaya çalışıldığı belirtilerek, tüm Irak'ın fayda göreceği ve Kürdistan'ın artık baskı altında kalmayacağı bir sonuç için uzman ekiplerle görüşmeye hazır olunduğu bildirildi.
Öte yandan, Irak Petrol Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, bölgedeki kriz nedeniyle güney terminallerinden ihracatın durmasının ardından kuzey hattı üzerinden ihracatı yeniden başlatmak için girişimde bulunduklarını, ancak IKBY'nin buna şu aşamada onay vermediğini duyurmuştu.
Sizce taraflar arasındaki bu anlaşmazlığın çözümü için en acil adım ne olmalı?