| Toplantıda, Türkiye'nin NATO'ya ilişkin yaklaşımı ve beklentileri ele alındı. Ülkenin İttifak'a sunduğu sivil ve askeri katkılar ile NATO içindeki rolü ve stratejik önemi değerlendirildi. Toplantıya video mesajla katılan İletişim Başkanı Fahrettin Altun, NATO'nun 1949'dan bu yana üye ülkelerin güvenliğini korumayı hedefleyen köklü bir kuruluş olduğunu ifade etti. Türkiye'nin NATO'ya 1952'de katıldığını hatırlatan Altun, 74 yıllık ortak yolculukta birçok zorluğun karşılıklı vefa ile aşıldığını vurguladı. Altun, "Ülkemiz, jeostratejik konumu, askeri kapasitesi ve caydırıcılık unsurlarıyla, Soğuk Savaş'tan günümüze NATO'nun kolektif savunma mimarisinde vazgeçilmez bir merkez ülkedir." dedi. NATO'nun, hibrit tehditler ile klasik çatışma risklerinin iç içe geçtiği çok katmanlı bir güvenlik perspektifiyle faaliyet gösterdiğini belirtti. Bu kapsamda İttifak'ın, 2030 vizyonu ile büyük bir değişim başlattığını aktaran Altun, siber güvenlik, yapay zeka, enerji güvenliği ve iklim değişikliğinin güvenlik boyutu gibi yeni nesil riskleri resmi tehdit kapsamına aldığını söyledi. Altun, "Türkiye, yeni savunma teknolojileri, insansız sistemler, hava savunma çözümleri ve deniz platformları gibi alanlardaki kapasitesi ile NATO'nun 360 derece güvenlik yaklaşımının en güçlü uygulayıcılarındandır." değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca Türkiye'nin, yapay zeka destekli dezenformasyon saldırıları ve psikolojik harp faaliyetleri gibi yeni tehditlere karşı proaktif bir yaklaşım benimsediğini ve kurumsal kapasitesini artırdığını kaydetti. İletişim Başkanı Altun, Türkiye'nin NATO içindeki kritik rolünün, bağımsız karar alma kapasitesi ile ittifak sorumluluklarını dengeleyen bir anlayışa dayandığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Biz kendi bağımsız dış politikamızı izlerken, müttefiklik ruhu içinde NATO'ya gerekli katkıları vermeye devam edeceğiz." sözlerini hatırlattı. 7-8 Temmuz 2026'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olmanın, müttefiklik ruhunu ve Türkiye'nin ittifak içindeki ağırlığını yansıtması bakımından oldukça kıymetli olduğunu ifade etti. Toplantıya katılan Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da uzmanların sorularını yanıtladı. Kılıç, İngiltere-Türkiye ilişkileri, ABD-İsrail-İran dinamikleri, NATO'nun güvenlik kapasitesi ve Türkiye'nin ittifakın güneydoğu kanadındaki katkıları hakkında açıklamalarda bulundu. Programın ikinci gününde, Chatham House düşünce kuruluşundaki bir yuvarlak masa toplantısına da katılan Kılıç, İran ve Orta Doğu'daki gelişmeler, Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve savunma kapasitesini güçlendirme çabalarına ilişkin değerlendirmeler yaptı. Kılıç, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş'ın ev sahipliğinde, Londra Büyükelçiliği Rezidansı'nda önde gelen İngiliz basın mensuplarıyla da bir araya geldi. 2026 NATO Zirvesi'nin Türkiye'de yapılacağını hatırlatarak, müttefiklerle eşgüdüm halinde yürütülen çalışmalardan bahsetti ve basının sorularını yanıtladı. Türkiye'nin 2026'daki NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının, ittifakın geleceği ve bölgesel güvenlik dinamikleri açısından ne gibi sonuçlar doğurabileceğini düşünüyorsunuz? |
|