Arakçi, söz konusu saldırıları anbean takip ettiklerini ifade ederek, roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) topraklarından ateşlendiğinin netlik kazandığını açıkladı. Saldırılarda kullanılan roketlerden birinin Ra'sül-Hayme'den, diğerinin ise Dubai kentine çok yakın bir konumdan fırlatıldığını söyledi.
Hürmüz Boğazı'nın geçişlere açık olup olmadığına dair bir soru üzerine Arakçi, boğazın şu an için açık olduğunu ancak düşmanlara ve müttefiklerine ait gemilere kapalı olduğunu vurguladı. Açıklamasında, boğazın yalnızca kendilerine saldıran tarafların tanker ve gemilerine kapatıldığını tekrarladı.
İran'ın yeni lideri Mücteba Hüseyni Hamaney ile ilgili iddialara da değinen Arakçi, liderin yüzünde kalıcı hasar bırakacak şekilde yaralandığı iddialarının doğru olmadığını ve Hamaney'in görevine devam edeceğini bildirdi. Ayrıca, liderlere bir şey gelmesi durumunda dahi sistemin işlemeye devam edeceğinin altını çizdi.
Rusya veya Çin'in askeri destek sağlayıp sağlamadığı sorusuna Arakçi, bu ülkelerin stratejik ortaklar olduğunu ve geçmişten beri devam eden iş birliğinin askeri boyutu da kapsadığını söyledi. Ancak konunun detaylarına girmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Komşu ülkelerdeki sivil bölgeleri hedef aldıkları iddialarını kesin bir dille reddeden Arakçi, yalnızca bu ülkelerdeki Amerikan üsleri, tesisleri, varlıkları ve çıkarlarını hedef aldıklarını ifade etti. Açıklamasında sivillere yönelik bir saldırı niyetleri olmadığını vurguladı.
Cenevre'deki görüşmelerde nükleer silah kullanma tehdidinde bulunduğu iddialarına da yanıt veren Arakçi, bu iddiaların haksız bir saldırganlığı meşrulaştırmak için kullanıldığını savundu. Kendisinin hiçbir zaman nükleer bomba üreteceklerini söylemediğini kesin bir dille tekrarladı.
Son olarak Arakçi, 26 Şubat günü Cenevre'de yaşananların gerçek hikayesinin bir gün mutlaka ortaya çıkacağını umduğunu dile getirdi. Açıklamalarıyla bölgedeki gerilim ve diplomatik ilişkiler hakkında önemli mesajlar verdi.
Sizce bölgedeki gerilim bu açıklamalardan sonra hangi yöne evrilecek?
Hürmüz Boğazı'nın geçişlere açık olup olmadığına dair bir soru üzerine Arakçi, boğazın şu an için açık olduğunu ancak düşmanlara ve müttefiklerine ait gemilere kapalı olduğunu vurguladı. Açıklamasında, boğazın yalnızca kendilerine saldıran tarafların tanker ve gemilerine kapatıldığını tekrarladı.
İran'ın yeni lideri Mücteba Hüseyni Hamaney ile ilgili iddialara da değinen Arakçi, liderin yüzünde kalıcı hasar bırakacak şekilde yaralandığı iddialarının doğru olmadığını ve Hamaney'in görevine devam edeceğini bildirdi. Ayrıca, liderlere bir şey gelmesi durumunda dahi sistemin işlemeye devam edeceğinin altını çizdi.
Rusya veya Çin'in askeri destek sağlayıp sağlamadığı sorusuna Arakçi, bu ülkelerin stratejik ortaklar olduğunu ve geçmişten beri devam eden iş birliğinin askeri boyutu da kapsadığını söyledi. Ancak konunun detaylarına girmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Komşu ülkelerdeki sivil bölgeleri hedef aldıkları iddialarını kesin bir dille reddeden Arakçi, yalnızca bu ülkelerdeki Amerikan üsleri, tesisleri, varlıkları ve çıkarlarını hedef aldıklarını ifade etti. Açıklamasında sivillere yönelik bir saldırı niyetleri olmadığını vurguladı.
Cenevre'deki görüşmelerde nükleer silah kullanma tehdidinde bulunduğu iddialarına da yanıt veren Arakçi, bu iddiaların haksız bir saldırganlığı meşrulaştırmak için kullanıldığını savundu. Kendisinin hiçbir zaman nükleer bomba üreteceklerini söylemediğini kesin bir dille tekrarladı.
Son olarak Arakçi, 26 Şubat günü Cenevre'de yaşananların gerçek hikayesinin bir gün mutlaka ortaya çıkacağını umduğunu dile getirdi. Açıklamalarıyla bölgedeki gerilim ve diplomatik ilişkiler hakkında önemli mesajlar verdi.
Sizce bölgedeki gerilim bu açıklamalardan sonra hangi yöne evrilecek?