| Görüşmede, ülkesinin müzakere masasındayken ikinci kez askeri saldırıya uğradığına dikkat çeken Abdullahiyan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejiminin uluslararası ilkelere aykırı hareket ettiğini ifade etti. İranlı Bakan, bu saldırılarda korkakça bir şekilde, ülkenin lideri, üst düzey yetkilileri ve aralarında bir ilkokulun 170'ten fazla öğrencisinin de bulunduğu çok sayıda masum insanın şehit edildiğini söyledi. Abdullahiyan, ABD-İsrail saldırılarına karşı İran'ın aldığı savunma önlemlerini aktarırken, İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin bu saldırganlığa karşı olumsuz ve taraflı tutumunu eleştirdi. Bu yaklaşımın uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurgulayan İran Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca İran'ın meşru müdafaa hakkı bulunduğunu hatırlattı. Komşu ülkelerin egemenliğine saygı duyduklarını belirten Abdullahiyan, bazı ülkelerdeki Amerikan üslerinden İran'a yönelik saldırılar düzenlendiğini öne sürdü. Bölgedeki güvensizliğin ancak saldırıların durmasıyla sona erebileceğini aktaran Bakan, savaşın bitmesinin ise benzer saldırıların tekrarını önleyecek güvencelerle mümkün olacağını kaydetti. İran Dışişleri Bakanı, görüşmede ayrıca, İngiltere'nin ABD'ye askeri üs sağlamasına yönelik itirazlarını iletti. Bu tür eylemlerin saldırganlığa katılım olarak değerlendirileceğini ve iki ülke ilişkileri tarihine yazılacağını bildirdi. Açıklamasında, ülkesinin egemenliğini ve bağımsızlığını savunma hakkını saklı tuttuklarını da ifade eden Abdullahiyan, İngiliz yetkililerden, ABD ve İsrail ile askeri ve medya alanlarında herhangi bir iş birliğinden kaçınmalarını talep etti. Sizce uluslararası krizlerde tarafsızlık ve meşru müdafaa hakkının sınırları nerede çizilmeli? |
|